Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4219 E. 2012/12773 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4219
KARAR NO : 2012/12773
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü belirterek 1.180 TL tedavi gideri, 1.000 TL geçici işgöremezlik zararı ve 1.000 TL sürekli işgöremezlik zararı olmak üzere toplam 3.180 TL maddi tazminat ile 35.000 TL manevi tazminatın (davalı … şirketinin poliçe limiti ile sorumlu ve sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kazanın oluşumunda davacının tamamen kusurlu olduğunu, müvekkile ait araç sürücüsünün her türlü önlemi almasına rağmen kazanın meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …. vekili, manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının süratli gelerek kazaya neden olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 1.926 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 1.180 TL tedavi masrafının tüm davalılardan, 7.500 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, kusur oranlarının belirlenmesi için talimat yoluyla kaza mahallinde keşif yaptırılmış ve trafik polisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 16/01/2009 tarihli raporda, davalı sürücü …’ın 6/8 oranında, davacı sürücünün 2/8 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Aynı kazaya ilişkin görülen …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/111 esas sayılı dosyasında ise Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce tanzim edilen 24/12/2008 tarihli raporda davalı sürücü …’ın tamamen kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. Mahkeme, gerekçesini açıklamadan Adli Tıp Kurumu raporunu benimseyerek hüküm kurmuştur. Bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, …Teknik Üniversitesi veya … Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, çelişkinin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken çelişki giderilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı KTK.nun 98. maddesinde değiştirilmiştir. Bu yapılan değişiklikle “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı,

Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacağı, söz konusu tutarın, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebileceği, aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona ereceği, Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunun söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkili bulunduğu, bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı ve sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirleneceği, Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esasların Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirleneceği.” hükmüne yer verilmiştir.
6111 sayılı yasanın geçici 1. maddesinde de, ” Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerininde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı….” hükmü getirilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasa hükümleri kapsamında dava konusu tedavi giderleri yönünden davalı … şirketi tarafından SGK’ya aktarım yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı yasanın 98. maddesi hükümleri
çerçevesinde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken 2918 sayılı yasanın değişik 98. maddesi hükmünün gözardı edilerek yazılı şekilde davalı … şirketinin tedavi giderleri yönünden sorumluluğuna hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.