YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4330
KARAR NO : 2013/2311
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
-K A R A R-
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar Latif, Güner, Süner ve Mustafa vekilince istenmiş, davalı … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26.2.2013 Salı günü davacı ve davalılar … ve … tarafından gelen olmadı. Davalılar Latif, Süner ve … vekili Avukat … geldi. Davalı … vekili Avukat … ve davalı … vekili … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunanlar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı … vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu bir kısım taşınmazlardaki hisselerine ve bazı taşınmazlarının ise tamamının diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar Latif, Güner, Süner ve Mustafa vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu … ile Lütfi ve Dursun usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, bazı taşınmazların satışının kardeşlere yapıldığı, diğer taşınmazları satın alanların da borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı
Mustafa vekili ile davalılar Latif, Güner ve Süner vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hüküm fıkrasında 3406 parsel yerine 3416 numaralı parsel yazılmış olması yazılan parsel yönünden bir dava da bulunmadığı gözetildiğinde her zaman düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
1- Davalılar Latif, Güner ve Süner vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, iddia edildiği şekilde tapu kayıtlarına da yansımış bir miras taksim sözleşmesinin olmamasına, tasarrufun iptali davalarında yargılama giderlerinin tasarrufun değeri ile icra takibindeki alacak miktarından hangisi az ise o miktar üzerinden hesaplama yapılmasının yasaya uygun olmasına, davalılar Latif, Güner ve Süner’in davalı borçlu … ’in kardeşleri olmalarına İİK’nin 278/III-1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine buna ilaveten bu davalıların, kardeşlerdi olan borçlu … ’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olmaları nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/I-II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar Latif, Güner ve Süner vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Kabulüne karar verilen 2900 parsel, 3404 parsel, 20 nolu bağımsız bölüm ve 6 nolu bağımsız bölümlerde taşınmazların dava dışı kişiler adına kayıtlı olup olmadığı araştırılmadan ve başka kişiler adına tescilli taşınmazlar yönünden davacıdan davasını bedele dönüştürüp dönüştürmeyeceği sorulmadan infaz kabiliyeti mümkün olmayacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3- Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava konusu 1140 ada 3 parsel üzerinde bulunan 4 nolu bağımsız bölümü satın alan davalı … bu taşınmazı tayini çıktıktan sonra ve aracılar vasıtasıyla bulmuş ve satın almıştır. Davalı borçluyu önceden tanımadığı ve aralarında bir akrabalık, arkadaşlık ya da ticari bir ilişkinin de olmadığı anlaşılmaktadır. Adı geçen davalının taşınmazı satın almadan önce babası ile görüştüğü ve onun da para toparlayarak
almalarını söylediği dinlenen tanık beyanlarında ifade edilmiştir. Ne var ki bu hususa ilişkin davalı …’nın delilleri toplanmadığı giderek taşınmazın satış bedeline eklenecek nitelikte kendisinin ya da babasının bir gönderisi veya banka hareketi olup olmadığına yönelik delilleri sorulmamıştır. Bu durumda yazılı şekilde adı geçen davalıdan delilleri sorularak toplanan ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile bu davalı yönünden de davanın kabul edilmesi yanlıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Latif, Güner ve Süner vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Latif, Güner ve Süner vekilinin 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar Latif, Süner, Güner, … ve …’e verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar … ve … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar Mustafa, Güner, Süner ve Latif’e geri verilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26.2.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.