Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4375 E. 2012/5634 K. 04.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4375
KARAR NO : 2012/5634
KARAR TARİHİ : 04.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın trafik kazasında tam kusurlu olarak müvekkiline ait araçta hasara neden olduğunu ileri sürerek, bakiye araç hasarı, değer kaybı ve araç kar mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 14.566,00 TL. maddi tazminat ile 10.000,00 TL. da manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı da davayı kabul etmediğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu kazada davalı tarafın kusuru bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen 07.6.2007 tarihli kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali ile kazanın meydana geldiği ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yargılama sırasında yapılan keşifte tanıklar dinlenmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 07.10.2009 tarihli raporda, keşif sırasında kavşak sinyalizasyon aralıklarının incelendiği de belirtilerek
olayda davalı araç sürücüsünün 2/8 oranında, davacı sürücüsünün ise 6/8 oranında kusurlu bulundukları bildirilmiştir. İtiraz üzerine Adli Tıp Kurumundan alınan 22.7.2010 tarihli raporda ise iki ihtimalli görüş bildirilerek olayda kırmızı ışık ihlali yapan sürücünün tam kusurlu olacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumunun alternatifli görüş belirtilen raporundaki 1. duruma göre kazada davalı tarafın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemece kaza tespit tutanağı ile raporlar arasında kusur oranları yönünden meydana gelen çelişkiler giderilmemiş olup, dosya bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, mahkemece, sürücülerin olaydaki kusur durumlarının belirlenmesi için öncelikle kaza tutanağını düzenleyen resmi görevlilerin tanık sıfatıyla dinlenmelerinden ve kazanın meydana geldiği kavşakta olay tarihi ve saati itibariyle sinyalizasyon durum ve aralıklarının ilgili yerden sorulup belirlenmesinden sonra, dosyanın İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, keşif tutanağı, dosyada mevcut bilirkişi raporları, hazırlık soruşturma dosyası, taraf tanıklarının beyanları ile tutanak imzacısı tanıkların beyanları, sinyalizasyon durumu hakkındaki belgelerin birlikte irdelenmesi ile tarafların kusur durumlarıyla ilgili çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.