YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4545
KARAR NO : 2012/12379
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … Uluslararası Nak Ve Tic Ltd. Şti’nin amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla … plakalı motorsikleti 27/2/2008 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili savunma yapmamıştır.
Davalı … vekili, İdare Mahkemesinin görevli olduğunu dava konusu motorsikleti iyi niyetle ve bedelle aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu Ek tahakkukun henüz kesinleşmediği, tasarrufun iptali davasının haklı görülebilmesi için malı satan davalı şirketin mal kaçırma amacı olsa dahi satın alan davalının da bu durumu bilmesi veya bilebilecek durumda olmasının gerektiği, davacı tarafça buna ilişkin herhangi bir delilin ileri sürülmediği, yemin teklif etme hakkı hatırlatılmasına rağmen, yemin teklifi hakkının kullanılmayacağının belirtilmesi gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı AATUHK’nın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun istemine ilişkindir. Anılan mad-
dede bu davanın amacının amme borçlusunun bu Kanunun 27, 28, 29 ve 30. maddelerde yazılı tasarruf ve muamelelerinin iptaline karar vermek olduğu açıklanmıştır. Bu tür davaların dinlenebilme koşullarından biri de borçlu hakkındaki takibin kesinleşmiş olmasıdır.
Somut olayda borçlu tarafından ödeme emrinin iptali için …Vergi Mahkemesinin 2008/351 E – 2008/1990 K esasında kayıtlı davanın temyiz aşamasında olup henüz kesinleşmediği anlaşıldığından öncelikle mahkemenin bu dosyanın sonucunu beklemesi, red kararının onanması halinde davalılar arasındaki tasarrufun 6183 sayılı Kanunun 27, 28, 29 ve 30. maddeleri gereğince iptale tabi olup olmadığını değerlendirerek sonucuna göre karar vermesi; red kararının bozularak ödeme emrinin iptali halinde ise davanın ön şart yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.