Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/461 E. 2012/10251 K. 28.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/461
KARAR NO : 2012/10251
KARAR TARİHİ : 28.09.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davada … 8.Sulh Hukuk ve 4.Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –
Dava,icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Sulh Hukuk Mahkemesince, taraflar arasında uyuşmazlığın 4077 sayilı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesi ise, davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı iddiası nedeniyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut olayda,davacı ödenmeyen telefon görüşmesine ait fatura borçları nedeniyle davalı tarafından aleyhinde takip başlatıldığını, abonelik sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Dosya kapsamından,davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesi yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda,taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunması ve davalının bu sözleşmeye aykırılık yaptığı iddiasıyla meydana gelen uyuşmazlığın … 4.Tüketici Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK.’nun 21. ve 22. (1086 sayılı HUMK.’nun 25. ve 26.) maddeleri gereğince … 4. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 28.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.