Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4638 E. 2012/8193 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4638
KARAR NO : 2012/8193
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı (Alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi), davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yapılan takipte alınan talimat ile … İcra Müdürlüğünün 2009/14 Tal. sayılı dosyasından 06.10.2009 tarihinde yapılan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi olmayan ve kendisine ait kulak numaralı hayvanların haczedildiğini ileri sürerek, mahcuzların kendisine teslimine karar verilmesini talep etmiş, bilahare kendisini vekil ile temsil ettirmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, mahcuzların müvekkiline ait olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın süre yönünden reddine dair verilen karar davacı 3.kişi vekilinin temyizi üzerine, Dairenin 06.12.2010 gün ve 2010/4335-10570 E/K. Sayılı ilamı ile özetle “dava süresinde açıldığından mahkemece işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Takip hukukuna dayalı istihkak davalarının dinlenebilmesi için genel dava koşullarının yanı sıra özel bir dava ön koşulu olarak geçerli bir haczin varlığı gerekmektedir.
Somut olayda, dava konusu mahcuzlar 06.10.2009 tarihinde haczedilmiş ise de takip konusu borç 12.10.2009 tarihinde, yani eldeki davanın açılmasından (13.10.2009) bir gün önce takip dosyasına ödenmiştir. Borç ödenmekle, takip düşmüş ve mahcuzlar üzerindeki haciz kendiliğinden kalkmıştır. Dolayısıyla, davanın açıldığı tarih itibariyle geçerli bir haciz bulunmadığı için davacı 3.kişinin bu davayı açmakta hukuki yararı yoktur.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular karşısında, mahkemece davanın dava ön koşulu olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (Alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 26.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.