Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4825 E. 2012/7080 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4825
KARAR NO : 2012/7080
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Borcun doğum tarihinin her türlü delille kanıtlanabileceği göz önünde bulundurularak, davacı tarafın borcun doğum tarihine ilişkin olarak bildirdiği tüm delillerin toplanması, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığının araştırılması, gerektiğinde tarafların varsa ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması, senetlerin alacaklı davacıya ciro yolu ile geçtiğinden bu yönde de gerekli araştırma ve incelemenin yapılması,varsa taraf tanıklarının dinlenmesi böylece tüm deliller toplandıktan sonra yemin deliline başvurulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Somut olayda borçlunun adresinde 14.01.2008 tarihinde yapılan haciz işlemi neticesinde borçlunun borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığının anlaşılması nedeniyle bu tutanağın geçici aciz belgesi
niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de temyiz dilekçesine ekli olarak verilen tapu kaydı ve veraset ilamına göre borçlu …’ın annesi …’ın 21.06.2011 tarihinde vefat ettiği, geriye içinde borçlunun da bulunduğu mirasçılarına aynı zamanda dava konusu olan taşınmazın 151/1012 payının kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece muris …’dan mirasçılarına kalan taşınmazın değerinin belirlenmesi, belirlenen değere göre borçlu davalıya kalacak payın borcunu karşılayıp karşılamayacağının saptanması, kalan pay borcu karşılayacak ise dava şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine, belirlenen miras payının borcu karşılamaması halinde şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.