YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4915
KARAR NO : 2012/9198
KARAR TARİHİ : 12.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait aracın trafik sigortacısı olduğunu, 27.11.2010 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin dava dışı araç malikine 7.537 TL ödediğini, kaza esnasında davalının alkollü olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalıya rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek ödenen 7.537 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, sigortacının sigortalısına yönelttiği alkollü araç kullanımına bağlı rücuen tazminat davasıdır.
Dosyada mevcut … İlçe Emniyet Müdürlüğünün 22.08.2011 tarihli yazısında, davacıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı … plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsayacak şekilde 24.03.2009-09.12.2010 tarihleri arasında dava dışı … adına kayıtlı olduğu, bu tarihten sonra da yine dava dışı … … adına kayıtlı olduğu bilgisi yer almaktadır. 27.11.2010 tarihli kaza tespit tutanağında ise aynı aracın malik hanesinde davalı …’ın adı yer almakta, 21.04.2010 tarihli sigorta sözleşmesinde ise davalı …’ın sigorta ettiren sıfatı bulunmaktadır.
6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 1269. maddesine göre: “Bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya rehinli alacaklısı, malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acenta, kiracı, komisyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaatli olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcileri, bu menfaati sigorta ettirebilirler.”
Aracın kayıt malikine ilişkin bilgi ile kaza tespit tutanağı ve poliçedeki bilgilerin çelişmesi karşısında mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda anılan madde hükmü çerçevesinde, davalının aracı 21.04.2010 tarihinde hangi sıfatla sigorta ettirdiği, aracın sigorta ettirilmesinde davalının menfaatinin bulunup bulunmadığı hususlarının etraflıca araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Hal böyle iken, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, sadece … İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya dayanarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olması, isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.