Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4928 E. 2012/10160 K. 27.09.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 14:18
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4928
KARAR NO : 2012/10160
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının müvekkiline ait otokorkuluklara çarparak hasarlandığını, davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunu belirterek 4.844,92 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Genel Sigorta A.Ş vekili, 4.4.2008/2009 vadeli ... poliçesinin mebdeinden itibaren iptal edildiğini, 31.8.2008 olay tarihini kapsayan ... poliçesi olmadığını belirterek davanın husumet nedeniyle reddini savunmuştur.
Davalı ..., 25.6.23011 tarihli oturumda davanın sonuçlanmasını istediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 4.844,92 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Genel Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, davalılar hakkında karşı aracın sürücüsü, işleteni ve ... şirketi oldukları ileri sürülerek dava açılmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın müvekkili nezdinde 31.8.2008 kaza tarihini kapsayan ... poliçesi bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen 4.4.2008/2009 vadeli trafik sigortası poliçesinin mebdeinden iptal edildiğini, hasardan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kararın gerekçe
kısmında olay tarihi itibariyle zarar veren araç ile davalı ... arasında poliçe bulunmadığı belirtilip hüküm kısmında tesbit edilen tazminatın sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de; davalı ... aleyhinde açılan davanın reddi veya kabulü yönünde sigortacının lehine ya da aleyhine bir hüküm kurulmamıştır.
Oysa 1086 sayılı HUMK.nun 388. ve 6100 sayılı HMK.nun 297. maddeleri gereğince " hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."
Bu durumda mahkemece davalı ... Genel Sigorta A.Ş hakkında açılan davanın reddi veya kabulü hususunda açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı ... Genel Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itarızının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... şirketine geri verilmesine 27.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.