Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5082 E. 2012/6453 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5082
KARAR NO : 2012/6453
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Konya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4150 sayılı Takip dosyasında yapılan 19.02.2011 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait faturalı eşyalar olduğunu, davacının burada kira sözleşmesi uyarınca 15.04.2010’da yeni bir iş yeri kurarak faaliyete başladığını, borçlu ile bağının bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin ödeme emrinin de tebliğ edildiği borçlu şirketin ticaret sicil kaydında geçen adresinde yapıldığı, aynı yerde daha önce de haciz uygulandığı, borçlu şirketin unvan değişikliği yaparak aynı yerdeki faaliyetini üçüncü kişi üzerinden yürüttüğü, önceki hacze konu yazıcının ve borçluya ait belgelerin haciz mahallinde görüldüğünü, iki şirket arasında organik bağ bulunmasa da iş yeri devri nedeni ile İİK’nun 44. ve BK’nun 179. maddelerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde borçlu şirket çalışanın huzurunda yapıldığı, bu sırada borçluya ait belgelerin ele geçtiği, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, sunulan adi nitelikteki kira sözleşmesi, vergi levhası gibi belgelerin her zaman temini mümkün belgelerden olduğu, öte yandan vergi dairesinin düzenlediği yoklama fişine göre de üçüncü kişi şirketin haciz tarihi iti-
barı ile haciz adresinde faal olmadığı, 2.11.2010 itibari ile borçlunun faaliyetini sürdürdüğü” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 vd maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, ödeme emrinin de tebliğ edildiği borçlu şirketin faaliyet adresi olan …, Konya’da yapılmıştır. Vergi Dairesi’nin yazı cevabına göre borçlunun bu adresten ayrıldığına dair bir bilgi ya da kayıt bulunmamaktadır.
Öte yandan ticaret sicil kaydına göre davacı aynı yer 3/B adresinde faaliyet göstermektedir. Sunduğu vergi levhası, kira sözleşmesi, iş yeri açma ruhsatı, faturalar ve diğerlerinde de bu adres gösterilmiştir.
İcra Müdürlüğü haczin 3/D adresinde yapıldığını, sehven 3/B numarasının yazıldığını belirtmiştir.
Mahallinde kolluk tarafından yaptırılan araştırma sonucunda ise borçlu şirketin haciz adresinde 2010 yılının son aylarına kadar faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir.
Bu koşullarda somut olayda iş yeri devrinin yapılıp yapılmadığının belirlenebilmesi için davacı ve borçlu şirketlerin ticari kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir. İş yeri devri yapılmadığı sonucuna varılırsa bu kez İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu gözetilerek üçüncü kişinin sunduğu faturaların mahcuzlara uygunluğunun mahallinde uzman bilirkişi eşliğinde yapılacak keşif incelemesi ile saptanması gerekir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.