YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5122
KARAR NO : 2012/10299
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile katılım yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline ait aracın, davalının malik olduğu aracın arkadan çarpması sonucu pert olduğunu ve araç bedelinin kasko sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödendiğini belirterek, kaza tarihi ile sigorta bedelinin ödendiği tarih arasındaki 36 günlük kazanç kaybı ile emsal bir aracın alım satım masrafları olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 7.800,00 TL bedelin alacağın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle aksi halde yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili kusura itiraz etmiş, dava dilekçesindeki taleplerin açık olmadığı bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, somut bir veri olmadan davalı tarafın tazminatla sorumlu tutulması ve farazi bir kazanç kaybı belirlenmesinin mümkün olmamasına göre davanın kısmen kabulü ile 278,42 TL araç alım giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile katılım yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
../…
-2-
2012/5122
2012/10299
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat isteme ilişkindir.
Davacı vekili, davalı tarafa ait aracın müvekkiline ait araca arkadan çarpması sonucu müvekkilin aracının pert olduğunu, araç bedelinin kasko sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödendiğini belirterek kaza tarihi ile araç bedelinin ödendiği 06.05.2011 tarihleri arasındaki kazanç kaybının davalıdan tahsilini talep etmiş, dava dilekçesinde her türlü kanuni delile dayanmış ve 15.11.2011 tarihli oturumda tazminat hesabı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etmiştir Aracın pert olması halinde aynı nitelikte emsal bir aracın satın alınması için gereken makul süre için kazanç kaybı talep edilebilir. Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi gereğince “ zararı ispat etmek müddeiye düşer, zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutad cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder.”
Bu durumda mahkemece, öncelikle ilgili kamyoncular ve şoförler odasından davacı aracının özellikleri de belirtilmek suretiyle günlük net kazancının sorulması (davacı tarafından yapılması gereken yakıt vesair gibi zorunlu giderlerin mahsubu ile) daha sonra hasar konusunda uzman bilirkişiden davacı aracının emsali niteliğinde aynı özelliklere sahip bir aracın satın alınması için gerekli makul sürenin ve bu süre içersinde meydana gelen davacı tarafın kazanç kaybı zararının tespiti hususunda gerekçeli, denetime elverişli, ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu içinde davacı tarafın kazanç kaybına ilişkin iddiasını ispatlayamadığından bahisle eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre; davalı vekilinin temyizi itirazın incelenmesine gelince; karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/2. maddesi gereğince “asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. (400,00 TL) Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.”
Somut olayda davacı vekili şimdilik 7.800,00 TL tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davacı talebinin 278,42 TL’si yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda davacı lehine davanın kabul edilen kısmı göz önünde
../…
-3-
2012/5122
2012/10299
bulundurularak 278,42 TL’yi geçmeyecek şekilde davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ :Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazları reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 1.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.