Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5143 E. 2012/6315 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5143
KARAR NO : 2012/6315
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, araçta yüklü olan akaryakıtın bir kısmının kaza mahalline aktığını belirterek 20.000 TL araç bedeli, 9.101 TL emtia bedeli, 699 TL çekici ücreti olmak üzere toplam 29.800 TL.nin olay tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili istiap haddinin aşılması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, bu durumun teminat kapsamında olmadığını, emtia davacıya ait olmadığından poliçe hükmüne göre teminat içinde bulunmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
8.12.2009 tarih 2008/434-2009/463 sayılı önceki hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine, Dairenin 30.9.2010 gün 2010/2512-7472 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra davanın kısmen kabulü ile dava konusu hurda araç veya hurdaya çıkarıldığına dair araç kaydı davalıya teslim edilmek suretiyle 18.125 TL.nin ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihten işleyecek %38’i geçmemek üzere ve değişen oranlarda reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, istiap haddinden fazla yük alınmasının olayı münhasıran etkilemediğinin uzman bilirkişi raporu ile sabit olmasına, davalı … şirketinin en geç ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihte temerrüde düşmesine, bu tür davalarda taraflar arasındaki ilişki TTK.da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından ve bu türlü sözleşmeler TTK.nun 3., 4. maddeleri gereğince mutlak ticari işlerden olduğundan reeskont faizine hükmedilebilmesine göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Kasko Sigortası Poliçesi Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesi hükmü uyarınca, onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere davalı … şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup sigortalı araç hurdasının sigorta ettiren tarafından kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacının davacı … ettirenin uhdesinde bırakıp hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira kasko sigortasında aslolan amaç, zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Somut olayda davacı vekili 2.7.2004 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin aracının pert olduğunu, araçta taşınan 17.750 TL akaryakıtın 6.610 TL.sinin kaza mahalline döküldüğünü, akaryakıt yükünün ait olduğu şirkete 9101 TL emtia ücretinin müvekkilince ödendiğini, emtia ve araç hasarının teminat altına alındığını belirterek 20.000 TL araç bedeli, 9.101 TL emtia bedeli, 699 TL çekici ücreti olmak üzere toplam 29.800 TL.nın davalıdan tahsili istemiyle bu davayı açmıştır.
Davalı vekili 3. kişiye ait emtianın teminat kapsamında olmadığını, aracın kasko bedelinin 15.000 TL olduğunu ileri sürmüşse de taraflar arasında düzenlenen 9.7.2003/2004 vadeli kasko sigorta poliçesinde 1984 model Man 190 tanker aracının 16.000 TL araç, 4.000 TL kasa kamyonu olmak üzere araç için
toplam 20.000 TL poliçe teminatı,3.taşınan emtia klozu altında 20.000 TL emtia teminatı verildiği görülmüştür. Poliçenin klozlar kısmında ” Taşınan emtianın araçla birlikte hasarlanması sonucu meydana gelecek zarar ve ziyaların teminat kapsamında” olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar poliçenin son sayfasında ” sigortalıya ait taşınan emtianın araç ile taşınması esnasında uğrayacağı tam kasko hasarları sonucu zarar ve ziyanın teminat altında” olduğu hükmü getirilmiş ise de bu hüküm yukarıda belirtilen hükmü tadil etmemiştir.
Buna göre hem sigortalıya hem de 3. kişilere ait emtianın kaskolu araçla taşınması sırasında meydana gelen kazada hasarlanması sonucu oluşan zararlar teminat kapsamındadır. Davacı aracında taşınan emtia olaydan sonra araçta kalan (kurtarılan) emtia miktarları, emtia sahibine yapılan ödemeye ilişkin davacı ile dava dışı şirket arasında düzenlenen 5.7.2004 tarihli belge, aracın kaza mahallinden kurtarılıp çekildiğine dair fatura dosyada mevcuttur. Ekspertiz raporunda 7.020,60 TL hasar olduğu, aracın pertinin uygun bulunduğu belirtilerek 6.000 TL araç bedelinden 2.100 TL sovtaj indirimi yapılarak 3.890 TL araç hasarı tesbit edilmiştir. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği 31.5.2006 tarihli cevabında kasko değer listesinde son 15 yılın modellerine ait araçların değerlerinin yer aldığını, 1984 model aracın 2004 yılında yayınlanmış kasko değer listelerinde bulunmadığını bildirmiş, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası 1984 model 19.190 tipi Man marka aracın 2004 yılı itibariyle değerinin 21.000 TL olduğunu belirtmiştir.
Hasar yönünden hükme esas alınan 21.9.2005 tarihli bilirkişi raporunda aracın onarım bedelinin 21.610 TL, hurda bedelinin 1.875 TL olduğu bildirilmişse de 1.875 TL.nın sovtaj değeri mi, yoksa değiştirilen parçalar nedeniyle araçtan çıkarılan parçaların hurda bedeli mi olduğu anlaşılamadığı gibi aracın olay tarihi itibariyle 2.el piyasa rayiç değeri de tesbit edilmemiştir. Mahkemece kasko poliçesinde gösterilen 20.000 TL, piyasa değeri kabul edilip bundan 1.875 TL.nın mahsubu ile bakiye 18.125 TL tazminatın dava konusu hurda araç veya hurdaya çıkarıldığına ilişkin araç kaydı davalıya teslim edilmek suretiyle temerrüt tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı tarafça talep edilen emtia zararı ve davalının sorumlu bulunduğu çekici ücreti yönünden olumlu
veya olumsuz hiç bir hüküm kurulmamıştır. Dosya kapsamına göre hasarlı aracın kimde bırakılacağı hususunda davacı sigortalının seçimlik hakkı da sorulmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacı taraftan hasarlı aracın kendi uhdesinde mi bırakılmasını yoksa davalı … şirketine mi bırakılmasını istediği hususunda seçimlik hakkının sorulması daha sonra İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan davacı aracında davaya konu trafik kazası sonucu meydana gelen hasar bedeli, aracın olay tarihindeki 2. el piyasa rayiç değeri, sovtaj değeri, emtia zararının tesbiti ile aracın onarımının mı pertinin mi uygun ve ekonomik olduğu, çekici ücretinin makul olup olmadığı yönünden tüm dosya kapsamına göre denetime elverişli, gerekçeli, ayrıntılı, önceki bilirkişi raporunun, davacı iddialarının, davalı savunmalarının ve tarafların itirazlarının irdelendiği bir rapor alınarak aracın pertinin uygun bulunması halinde davacı tarafın araç hurdasının (hasarlı aracın) kimde bırakılacağı yönündeki tercihine göre sovtaj bedelinin mahsup edilip edilmeyeceği hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Hasarlı aracın davalı … şirketine bırakılması halinde sovtaj değeri indirilmeden aracın piyasa rayiç değerine hükmedilmesi gerekirken hem aracın piyasa değerinden sovtaj bedeli mahsup edilerek bakiye kısmının davalıdan tahsiline, hem de aracın hurdasının davalı … şirketine bırakılmasına karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz
itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … şirketine geri verilmesine 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.