Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5246 E. 2012/6869 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5246
KARAR NO : 2012/6869
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından müvekkilinin oğlu olan borçlu aleyhine yürütülen takipte, Edremit 2.İcra Müdürlüğünün 2009/1250 Tal. sayılı dosyasından 01.10.2010 tarihinde uygulanan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığı ve aksinin davalı alacaklı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosyada mevcut delillere uygun düşmemektedir.
Dava konusu menkuller 01.10.2010 tarihinde davacı 3.kişi adına kayıtlı görünen adreste haczedilmiş ise de davacı 3.kişi takip konusu borcun doğum tarihi olan 30.7.2009 tarihinden çok kısa süre önce 10.6.2009 tarihinde bu adreste takip borçluları ile aynı konuda (şahsi olarak) ticari faaliyet başladığı gibi, 3.kişi ve borçlu ticaret sicilinde
aynı adreste kayıtlı olan diğer takip borçlusu … Tekstil Tur.Gıda İnş.Ltd.Şti.nin ortakları olup, bu şirket aile şirketi niteliğinde bir şirkettir ve borçlu bu şirketin yetkili temsilcisidir. Öte yandan, 3.kişi ile borçlu anne-oğul olduğu gibi, ödeme emri dahi borçluya haciz uygulanan adreste tebliğ edilmiştir. Aynı adreste 03.11.2009 ve 02.2.2010 tarihinde uygulanan hacizler sırasında da aynı nitelikli mallar haczedilmiş ve haciz işlemleri borçlu …’ın huzurunda yapılmıştır.
Buna göre, davacı 3.kişi ile borçlunun (borçluların) mahcuzları birlikte elde bulundurdukları, alacaklıdan mal kaçırmaya ve hacizleri önlemeye yönelik olarak aralarında muvazaalı işlemler yaptıkları, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Davacı 3.kişinin ibraz ettiği ve borcun doğumundan sonraki tarihlere ait olup, her zaman düzenlenmesi ve temini mümkün olan faturalar ve diğer belgeler ile yasal mülkiyet karinesinin aksinin ispat edildiğinden söz edilemez.
O halde, açıklanan bu hukuki ve maddi olgular karşısında, mahkemece, davacının danışığa dayalı istihkak davasının reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.