YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/527
KARAR NO : 2012/12130
KARAR TARİHİ : 06.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 6.11.2012 Salı günü davacılar tarafından gelen olmadı. Davalı … vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 34.524,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 19.072,54 TL’nin 14/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (davalı açısından dava tarihine göre geçerli olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası tarife limitini geçmemek kaydıyla) karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacıların daha önce aracın işleteni ve sürücüsü aleyhine açtığı ….Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/205 esas ve 338 karar sayılı davasında 5.000 TL maddi, 7.000 TL manevi olmak üzere toplam 12.000 TL tazminat talebinde bulunmuşlar ve araç işleteni tarafında davacılara 12.000 TL ödenerek davacılar feragat ettiği için dava 03/12/2007 tarihinde feragat nedeni ile red edilmiştir.
818 sayılı BK’nun “MÜTESELSİL BORCUN SUKUTU” başlıklı 145. maddesi uyarınca, tediyesi ile veya yaptığı takas ile borcun tamamını veya bir kısmını iskat etmiş olan müteselsil borçlulardan biri, sakıt olan borç nispetinde, diğer borçluları halas etmiş olur. Eğer müteselsil borçlulardan biri borç tediye olunmamış iken ondan tahallüs etmiş ise, diğer borçlular ancak halin veya borcun mahiyetinin irae ettiği nispette bu beraetten istifade edebilirler. Aynı Yasanın 147.maddesinde ise “rücu hakkından istifade eden müteselsil borçlulardan her biri, tediye ettiği miktar nispetinde alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı, diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin vaziyetini iyileştirdiği takdirde bu fiilinin neticelerini şahsen tahammül eder” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olaya gelince, müteselsil borçlulardan biri hakkındaki feragat diğer borçlular yönünden de sonuç doğurur. Yapılan ödeme nedeni ile verilen feragatin diğer müteselsil borçlulara da sirayet edeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 900.00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 6.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.