YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5303
KARAR NO : 2013/4494
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ile davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası sonucunda davacıların eşi/anneleri olan … ‘nin ölümüne neden olduğunu, davacıların olay nedeniyle maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL. maddi tazminatın tüm davalılardan ve 15.000,00 TL. manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.8.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini bilirkişi raporuna göre toplam 38.971,53 TL. na yükselttiklerini ve kaza tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili, davacı tarafa 04.2.2010 tarihinde 14.689,00 TL. ödendiğini ve davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı … ise davaya diyeceğinin olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, davacılar Hakan ve …’nin davalarının reddine, diğer davacılar yönünden maddi tazminat davasının kabulü ile davalı … şirketinin ödediği miktarın belirlenen tazminattan düşüldükten sonra kalan
miktarın davalı … ve davalı … şirketinden yasal faiziyle tahsiline, davacılar Ali ve Neşe yönünden toplam 15.000,00 TL. manevi tazminatın davalı …’dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-) 1086 Sayılı HUMK’nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK’nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir.
Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.
Somut olayda, mahkemece hükmün gerekçesinde kısa karara ilişkin maddi hatadan söz edilmiş olmasına karşın, hüküm fıkrası taraflara yükletilen hak ve sorumluluklar ile infaza elverişlilik yönünden açık olmadığı gibi, taraflar yönünden şüphe ve tereddüt uyandıracak nitelikte olup, bu yön yukarıda açıklanan yasa maddelerine açık aykırılık oluşturduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
2-) Kabule göre; dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davalı … şirketinin davadan önce davacı tarafa 04.2.2010 tarihinde ödemiş olduğu 14.689,00 TL. nın mahkemece hükme esas alınan 30.5.2011 tarihli bilirkişi raporunda mahsubu ve güncelleştirilmesi yapılmadığı gibi bu raporla belirlenen 38.971,53 TL.nın hükümden önce 22.9.2011 tarihinde davalı … tarafından davacı vekilinin banka hesabına ödendiği anlaşıldığından maddi tazminat yönünden davanın konusuz kalıp kalmadığı hususları da mahkemece değerlendirilip tartışıldıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bozma neden ve şekline göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı tarafın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu aşamada diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 1.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.