Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5320 E. 2012/10912 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5320
KARAR NO : 2012/10912
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :…, …

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, müvekkiline ait araca çarparak olay yerini terk ettiğini, müvekkilinin aracında 1.687 TL tutarında hasar olduğunu belirterek 176,70 TL tesbit gideri dahil toplam 1.866,70 TL’nın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, aracı yeğeni … ‘tan geçici olarak kullanmak için aldığını, çocukların evin önünde duran aracı çizmeleri nedeniyle sanayide tamir ettirdiğini, kazaya karışmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, aracın kendine ait olduğunu, Karabük’te oturan dayısının oğlu İbrahim’e geçici olarak kullanması için verdiğini, kaza ile ilgisinin olmadığını, hasardan sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı …’nın kusura dayalı ve kusursuz sorumluluğu bulunmadığından aleyhinde açılan davanın reddine, davalı … hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 937,50 TL tazminatın bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK’nun 3.maddesinde “araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” biçiminde aracı işleteninin tanımı yapılmıştır. Yine aynı yasanın 85.maddesi gereğince “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına
../…
– 2 –
2012/5320
2012/10912

sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur”. Bir başka ifade ile aracı işleteninin kusursuz sorumluluğu bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı taraf aracına çarparak hasarlanmasına sebebiyet veren 1997 model …,… plakalı otomobil davalı … adına trafikte kayıtlıdır. Dosya kapsamına ve davalıların duruşmalardaki beyanlarına göre davalı … aracını dayısının oğlu olan diğer davalı …’ya emanet olarak vermiş; araç davalı …’in yönetiminde iken davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin aracında oluşan hasarın tazmini için karşı aracın sürücüsü ve işleteni olan davalılar hakkında işbu davayı açmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre olayda davalı sürücü … kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak kuralını ihlal etmekten 5/8 (%62,5) oranında kusurlu olup, bu kusur oranına isabet eden hasar miktarı 937,50 TL’sıdır.
Bu durumda mahkemece, aracın işleteni olması, kusursuz sorumluluğunun bulunması, aracın sürücüsünün kusuru oranında meydana gelen hasar miktarından kendi kusuru gibi sorumlu olması nedeniyle davalı …’nın da diğer davalı ile birlikte 937,50 TL tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde adı geçen davalı hakkında kusurlu ve kusursuz sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.