Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5431 E. 2013/2726 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5431
KARAR NO : 2013/2726
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’nun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına … parselde bulunan benzinliğin 4/5 hissesini 23.3.2009 tarihinde davalı … ‘ya, … nolu bağımsız bölümü 7.7.2010 tarihinde davalı …’ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu … ile davalı … vekili,davalıların ikametgah yeri,sözleşmenin yapıldığı ve ifa edilme yeri,taşınmazların bulunduğu yer itibarıyla … Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu,kredi sözleşmesindeki yetkili yerin davacı tarafından borçluların bilgisi ve rızası dışında sonradan Adana olarak doldurulduğunu,borçlunun aciz halinde olmadığını,aynı alacakla ilgili ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla da takip yapıldığını, ipotekli taşınmazın borcu karşılamaya yeterli olduğunu, taşınmazların rayiç bedelle satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, ikametgah ve davanın niteliği gereği işbölümü ve yetki itirazının kabulü ile dosyanın … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, 6100 Sayılı HMK’nun 17.maddesi gereğince yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, borçlu hakkındaki icra takibi kesinleşmediğinden ve aciz belgesi sunulmadığından dava şartların bulunmadığını, taşınmazın tamamının rayiç bedelle alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, 6100 Sayılı HMK’nin 17, 18, 7.maddeleri gereğince davalı borçlunun davacı banka ile yapılan sözleşmede kefil olduğu, tacir sıfatını taşımadığı, bu nedenle sözleşmedeki yetki kuralının borçlu hakkında geçersiz olduğu, borçlu tacir sıfatını taşısa idi dahi borçlu ile yapılan yetki sözleşmesinin sözleşmenin tarafı olmayan diğer iki davalı hakkında hüküm doğurmasının düşünülemeyeceği, aksi yöndeki yorumun 17.maddenin ilk cümlesine aykırılık oluşturacağı, 7.maddeye göre birden fazla davalının yer aldığı davalarda davanın davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkemede bakılması gerektiği,somut olayda tüm davalıların yerleşim yerinin Kayseri olduğundan ortak yetkili mahkemenin Kayseri Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde, taraflardan birinin süresinde başvurusu halinde dosyanın yetkili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Davalı … vekili 21.3.2012 tarihli temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davalı … vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine,
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 5.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.