Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5436 E. 2012/5756 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5436
KARAR NO : 2012/5756
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait ticari taksinin, davalının idaresindeyken karıştığı kazada hasarlandığını, hasar bedeli ve kazanç kaybı olmak üzere faiziyle birlikte toplam 10.674.40 TL’nın tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, 21.11.2007 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından dolayı 23.07.2009 tarihinde icra takibinin başlatıldığı ve 01.10.2009 tarihinde iş bu davanın açıldığı, B.K.’nun 60. maddesi uyarınca, gerek icra takibinin başlatıldığı ve gerekse davanın açıldığı tarih itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı araç maliki ile davalı sürücü arasında, yazılı belge ibraz edilmemekle birlikte davacının iddia ettiği gibi araç kiralama sözleşmesinin bulunması halinde zamanaşımı süresi BK.’nun 126. maddesi uyarınca beş
yıldır. Taraflar arasında kira sözleşmesinin yapılmadığı kabul edilse bile, davalı BK.’nun 463. ve devamı maddelerinde düzenlenen vedia (saklama) sözleşmesi hükümleri uyarınca hasardan sorumlu bulunduğundan, dava BK.’nun 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
Bu durumda mahkemece, olay tarihinden itibaren icra takibinin başlatıldığı ve davanın açıldığı tarihe kadar zamanaşımı süresi dolmadığından, davalının yerinde olmayan zamanaşımı def’inin reddi ile işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.