YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5497
KARAR NO : 2012/7564
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin Bozma ilamında özetle; Somut olayda her nekadar, dava konusu mahcuzların davacı tarafından davalı borçluya takip konusu borcun doğumundan önce 14.05.2003 tarihli kira sözleşmesiyle kiralandığı, borcun doğumundan önce yapılmış kira sözleşmesinin muvazaalı olduğunun kabul edilemiyeceği bilirkişi raporuyla mahcuzların davacıya ait olduğunun belirlendiği aksinin alacaklı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiş ise de varılan sonucun dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmediği, Ticaret Sicil kayıtlarından davalı borçlu şirketin 27.10.2000 yılında kurulduğu 2550 hissenin davacı 3.kişi şirkete ait olduğu ve davacının bu hisseye kira sözleşmesinin yapıldığı 14.5.2003 tarihine kadar sahip olduğu bu tarihte 2550 hissenin 2300’ünün diğer kurucu ortak … devredildiği o tarihten beri davacının, borçlu şirkette 250 (Sermaye arttırımı sonucu 19.8.2003 tarihinde 300 hisseye ) hisse ile ortaklığının devam ettiğinin anlaşılması karşısında davacı şirket ile borçlu şirket arasındaki organik bağın varlığının kabul edilmesi, takip konusu borçtan davacı şirketin de hissedar olarak sorumlu olduğunun gözardı edilmemesi gerektiği, dava konusu mahcuzlar borçlu şirketin adresinde ve şirket yetkilisinin huzurunda haczedildiğinden İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup aksinin
davacı 3.kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispatlanması gerektiği, davacı 3.kişi karinenin aksi bakımından 24.4.2001 tarihli sevk irsaliyesi ve faturalar ile 14.5.2003 tarihli kira sözleşmesi sunmuş ise de fatura dip koçanlarının istenmediği, faturayı düzenleyen şirketin temsilcisinin tanık olarak dinlenmediği, faturayı düzenleyen şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan sadece davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, kaldı ki faturadaki mallar ile kira sözleşmesine konu dava konusu mahcuzların aynı mallar olup olmadığı yönünden de keşif yapılarak rapor alınmadığı, 14.05.2003 tarihli kira sözleşmesine ilişkin kira bedellerinin ödendiği yönünden de delil sunulmadığı gibi bu yönde tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmadığı, dava konusu mahcuzlardan bir kısmının davalı borçlu şirketin ve şirket ortağı …’un borcu nedeniyle 22.12.2005 tarihinde ve şirketin vergi borcu nedeniyle (Vergi Dairesinin 3.3.2006 tarihli yazısı gereği)10.1.2002, 17.6.2003, 8.2.2005, 29.3.2006 3.4.2006 tarihlerinde de haczedildiği halde bu hacizlerle ilgili istihkak iddiasıyla dava açıldığının da iddia ve ispatlanamadığı, o halde tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde borcun doğumundan önce yapılmış kira sözleşmesinin muvazalı olduğu, kira sözleşmesinin süresi bittiği halde dava konusu mahcuzların halen borçlunun kullanımında olduğu, kira bedelinin ödendiğinin iddia ve ispatlanamaması, 6.5.2007 tarihli haciz tutanağından davacı 3.kişi şirketin, borçlu şirket yetkilisi …’un annesi Ayten Kargın ile yaptığı 19.12.2006 tarihli kira sözleşmesi ile muvazaalı işlemlere devam ettiği, davacı ile borçlu arasındaki organik bağın varlığı ve yukarıdaki somut olaylar nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulünün isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller ve bozma ilamı doğrultusunda davacı 3.kişi şirket ile borçlu arasında organik bağ bulunduğu, davacı tarafından sunulan kira sözleşmesinin süresi bittiği halde mahcuzların halen borçlunun kullanımında olduğu, kira bedellerinin ödendiğinin iddia ve ispatlanamadığı, dava konusu malların borçlunun ve borçlu ortağının borcu nedeniyle farklı alacaklılar tarafından haczedilmesine rağmen bu hacizlerle ilgili davacı
3.kişi tarafından açılmış istihkak davasının bulunduğunun iddia ve ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin ertelenmesine karar verilmediğinden davalı alacaklının koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar verilmiş hüküm davacı 3. kişi ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine, dava konusu takiple ilgili takibin ertelenmesine karar verilmemiş olmasına göre, davacı 3.kişi vekilinin yerinde olmayan bütün, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İstihkak davasında borçlu, dava konusu mahcuzların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak davasına itiraz ederse davalı olarak gösterilmesi gereklidir. Somut olayda borçlu şirket, davalı olarak gösterilmiş ise de dava konusu mahcuzlarla ilgili olarak davacı 3.kişinin istihkak iddiası borçlu şirket tarafından kabul edilerek niza çıkarılmadığından borçlunun yasal hasım olarak kabülü ve lehine vekalet ücreti takdiri bu nedenle doğru değil, bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 5.bendindeki “Davalılar …davalılara…” ibaresinin çıkarılarak yerine “Davalı
alacaklı … …..davalı alacaklı …’e…” ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.