YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5514
KARAR NO : 2012/10135
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline sigortalı aracın 18.09.2007 tarihinde karıştığı kazada hasarlanması üzerine, müvekkilinin sigortalısına 8.518 TL ödemek durumunda kaldığını, oysa kazanın oluşumunda karşı araç sürücüsü davalının tamamen kusurlu olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2010/911 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlattıklarını, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 05.07.2011 tarihli duruşmadaki beyanında, açılan davayı kabul etmediğini bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; icra dairesince borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiğine dair tebligatın dosyada bulunmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacı kasko sigortacısının karşı araç sürücüsü davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davacı vekili tarafından … İcra Müdürlüğünün 2010/911 Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takipte davalı adına çıkarılan ödeme emri davalıya tebliğ edilememiş, İcra Dairesince davalının
adresinin araştırması devam etmekte iken, davalı 30.11.2010 tarihli dilekçesi ile “Alacaklının adıma gönderdiği ilamsız ödeme emrini tebellüğ ettim.” demek suretiyle tüm borca itiraz etmiş, itiraz üzerine icra müdürünce takip durdurulmuştur.
Mahkemece, ödeme emrinin davalıya tebliğine ilişkin tebligat evrakının dosyada bulunmadığı, bu nedenle de davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalıya ödeme emri tebliğ edildiğine ilişkin evrak dosyada bulunmamakta ise de; davalının 30.11.2010 tarihli itiraz dilekçesinde ödeme emrini tebliğ aldığını açıkça belirtmesi karşısında, bu durumun aksinin kabulü artık mümkün değildir. Tebliğ evrakı dosyada bulunmadığına göre, mahkemece davalının itiraz tarihi olan 30.11.2010 tarihinde ödeme emrini tebliğ aldığı kabul edilerek, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiş olması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.