YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5639
KARAR NO : 2012/14696
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı, kendisine ait araca, davalının sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, araçtaki hasarın mahkeme aracılığı ile tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek aracında meydana gelen 5.000 TL hasar bedeli ve 2.000 TL değer kaybı olmak üzere toplam 7.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının zararı, kusur durumu ve davalı tarafın trafik sigortacısı tarafından davacıya yapılan ödeme dikkate alındığında davalının sorumluluğunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalıya ait aracın trafik sigortacısı tarafından davacıya ödenen bedel ile davacının zararının karşılanmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de ödemenin dava açıldıktan sonra yapılmış olması gözetilerek davanın esası hakkında konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilip dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.