YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5656
KARAR NO : 2012/10553
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın bağlantı yerinden çıkan logor kapağına çarpması sonucu hasarlandığını ve kazanç kaybı meydana geldiğini, davalı tarafın olayda tamamen kusurlu olduğunu, toplam 19.850,51 TL zararlarının bulunduğunu davalının aleyhinde yapılan icra takibine itiraz ederek takibi durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili olayda müvekkilinin kusur, ihmal ve sorumluluğunun bulunmadığını, kendilerine arıza bildirimi yapılmadığın, tüm rögor kapaklarının kapalı ve standartlara uygun olduğunu, olayda sürücünün kusurlu olduğunu, zararın neye göre hesaplandığının belli olmadığını, alacak likit olmadığından inkar tazminatının şartlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 16.İcra Müdürlüğü’nün 2010/14027 sayılı dosyasında 15.602,50 TL asıl alacak ve 748,90 TL işlemiş faize yönelik itirazının iptali ile asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tazminat miktarı belirli, likit (muayyen) olmayıp, hükmedilecek tazminatın belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı şartlarının oluşmamasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda gelir kaybı zararı dışında tesbit edilen
../…
– 2 –
2012/5656
2012/10553
hasar bedeline (parça ve işçilik bedeli toplamı) ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük olmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf aracının rogor kapağına çarpması sonucu hasara uğradığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İSKİ’nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanunun ek 5.maddesinde bu kanunun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağı açıklanmış, ek 6.maddesinde 5363 sayılı Ankara Su Tesisatının Belediye’ye Devri ve İşletilmesi Hakkındaki Kanunu 23.11.1981’de yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır. Böylece ASKİ’de 2560 sayılı Kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir.
Aynı Yasanın 2/d maddesinde “Su ve Kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek bu konulardaki yetkileri kullanmak” şeklinde görev ve yetkilerini belirtmiştir. Yukarıda açıklanan yasa gereği, rogor kapağının meydana getirdiği zarardan ASKİ’nin sorumlu olacağı bir gerçektir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazaya ilişkin %75 oranında kusurun ASKİ’ye, %25 oranında ise, dava dışı belediyeye ait olduğu belirlenmiştir. Bu durumda ASKİ’nin görev ve yetkilerine ilişkin 2/d maddesi gereğince rogor kapağının yapım, bakım, onarım ve kontrol görevi ASKİ’ye ait olup, dava dışı Belediye’ye kusur verilmesi isabetli değildir.
O halde, mahkemece kusur durumunun davacı ile davalı taraf arasında değerlendirilmesi yönünde önceki raporu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafın olayda 8/8 oranında kusurlu olduğuna dayanarak müvekkilinin aracında meydana gelen 19.494,51 TL hasar bedeli ile müvekkiline ait belediye otobüsünün kaza nedeniyle 8 saat çalışamadığını, saati 44.50 TL’den 356 TL gelir kaybı zararlarının olduğunu belirterek bununla birlikte toplam 19.850,51 TL asıl alacak ve ferileri yönünden davalı aleyhinde icra takibi yapmış, davalı tarafın itirazı üzerine de iş bu itirazın iptali davasını açmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçta oluşan hasar miktarı (parça bedeli + işçilik bedeli + KDV) yönünden yeterli inceleme ve değerlendirme yapılarak ha-
../…
– 3 –
2012/5656
2012/10553
sar bedeli tespit edilmiş ise de; gelir kaybı yönünden hiç irdeleme yapılmaksızın davacı tarafın talebi gibi aracın seferden kalacağı 8 saatlik sürede saati 44.50’sından 356 TL gelir kaybı olduğu belirtilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, davacı aracının modeli, tipi, özellikleri belirtilmek suretiyle merciileri nezdinde kaza tarihinde saatlik net kazancının (yapılması gereken zorunlu giderlerin, yahut vs gibi mahsubu ile) görevli olduğu güzergahta olay tarihi itibariyle günde kaç sefer yaptığının sorulması, daha sonra 22.11.2011 tarihli raporu düzenleyen bilirkişiden aracın davaya konu kaza nedeniyle ne kadar zamanda tamir edileceğinin bu sürede kaç seferden kaldığının ve seferden kaldığı süre içindeki net kazanç kaybının tesbiti hususunda gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya geri verilmesine 4.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.