Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5894 E. 2013/1691 K. 15.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5894
KARAR NO : 2013/1691
KARAR TARİHİ : 15.02.2013

MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca davalıya trafik sigortalı aracın çarpması sonucu hasarlanması nedeni ile 2.159,00 TL ödediğini, trafik sigortasından tahsil edilemeyen 2.100,00 TL’nin 24.1.2011 tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Genel … AŞ vekili, kazaya karışan her iki araç işleteninin de aynı tüzel kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 2.100,00 TL’nin 24.1.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline … verilmiş; hüküm,davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
BK’nun 116/1 (TBK 135/1) maddesinde “alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının bir şahısda içtimaiyle borç sakıt olur.” hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan Zorunlu Trafik Sigortasından sigortacı, işletenin 2918 sayılı ….nun 85/1 maddesinde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı kanunun 91/1. maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerekse 85/1 maddesi hükmü ve gerekse Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi hükmü, ölüm veya cismani zararlar yanında birşeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörülmüştür. Buna göre, ….nin amacı, trafik kazaları sonucu 3. kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. Ayrıca TTK’nin 92. ve
… Genel Şartlarının A.3.b.maddesinde, “işleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” teminat kapsamı dışında kalacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacı kasko … şirketine sigortalı araç ile davalı … şirketine sigortalı aracın çarpışması sonucu araçta hasar meydana gelmiştir. Her iki aracın işleteni (maliki) Adnan Tic. ve Paz. ve Loj. AŞ’ye ait olup, araçların birisi kasko … poliçesi ile … Anonim Türk … Şirketine, diğer araç ise, … poliçesi ile … Genel … AŞ tarafından … yaptırılmıştır. Her iki aracın … şirketleri farklıdır.
Bu durumda, her iki aracın işleteni aynı kişi (Adnan Tic. ve Paz. ve Loj. şirketi) olup, her iki araç bakımından da 3.kişi durumunda olmadığı gibi, BK.nun 116/1. (TBK 135/1) maddesindeki alacaklılık ve borçluluk sıfatı işleten Adnan Tic. ve Paz. ve Loj. A.Şti’nde birleşmiştir. …’nun 85/1.maddeleri uyarınca, işleten olarak kendi sorumluluğunu üstlenen davalı zorunlu trafik sigortacısından tazminat talebinde bulunması mümkün değildir. Zira, … üçüncü kişilerin zararlarını karşılamakla yükümlü olup, işleten aynı zamanda üçüncü kişi olamaz. (YHGK 15.4.2011 gün 2011/17-13 Esas, 2011/191 …)
Yukarıda yapılan açıklamalara, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 15.2.2013 gününde Üye … ve …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla … verildi.

– KARŞI OY –

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca davalının … sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu 2.159,99 TL hasar bedelini ödediğini, zararın davalıdan
tahsil edilemediğini beyanla 2.100 TL’nin 24.1.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiş,
Davalı … vekili, her iki aracın işleteninin de aynı tüzel kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş,
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 2.100 TL’nin avans faiziyle birlikte tahsiline … verilmiş,
Kararın davalı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda … bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyoruz.
Dava, TTK 1301.maddesinden kaynaklanan kasko rücu davasıdır.
Bir borç bakımından alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi borcu sona erdiren sebep olarak BK 116.maddesinde düzenlenmiştir.
BK 116/1 (TBK 135/1) maddesinde “alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının bir şahısta içtimaiyle borcun sakıt olacağı, (f/1). Bu içtimaın zevaliyle borç avdet edeceği, (f/2) Gayrimenkul rehni ile kıymetli evrak hakkındaki hususi hükümler baki olduğu (f/3)”,
2918 sayılı …’nin 85/1 maddesinde “bir motorlu aracın işletilmesi ile bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağı”, 85/son fıkra ile de “işleten ve araç işletecisi teşebbüs sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurlarından kendi kusuru gibi sorumlu” bulunduğu,
2918 sayılı …’nin 91/1.maddesinde “işletenlerin bu kanunun 85/1 fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu” olduğu,
2918 sayılı …’nin 92.maddesinde de …’nin teminat dışında kalan haller sayılarak, … Genel Şartları 1.maddesi ile yapılan düzenlemelerle ölüm veya cismani zararlar yanında bir şeyin zarara uğraması halinin de teminat kapsamında olduğu öngörülmüştür.
Kısaca …’nin amacı, trafik kazaları sonucu 3.kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. Ancak … Genel Şartları A.3.b. maddesinde de işleten tarafından ileri
Sürülecek tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğu belirlenmiştir.
Somut olayda, davacı kasko sigortasına sigortalı … plakalı araç ile davalı … sigortasına sigortalı … plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş ve davacı kasko sigortası, sigortalısına hasar bedelini ödeyerek bu kasko rücu davasını açmıştır. Ancak her iki aracın da malik-işleteni Adnan Ticaret ve Paz. A.Ş’dir.
Bir başka deyişle dava dışı malik-işleten Adnan Ticaret Paz. A.Ş … plakalı aracını … Türk … A.Ş’ye kasko … poliçesi ile … plakalı zarar veren aracını ise … Genel … A.Ş’ye … poliçesi ile … yaptırmıştır.
Uyuşmazlık, aynı kişiye ait iki aracın karıştığı trafik kazasında, gerek kasko sigortası, gerekse … sigortası farklı olsa da malik-işletenin aynı kişi olması BK 116/1 (TBK 135/1) maddesindeki alacak ve borçluluk sıfatının birleşip birleşmediği ile birleşti ise borcun sona erip ermediği konusunda toplanmaktadır.
BK 116/1 (TBK 135/1) maddesi alacaklı ve borçlu sıfatının aynı mal varlığı kesimi içinde, aynı kişide birleşmesinin yarattığı “borcun sona ermesi” sonucu artık ifadan beklenen amaca ulaşılmasının imkansız oluşu olgusuna dayalıdır. Yani kişi kendisinin hem alacaklısı hemde borçlusu olamaz. Yasal düzenleme olmasaydı bile böyle bir ilişkinin doğal sonucu olarak borcun sona erdiği kabul edilebilirdi.
BK 116 maddesine göre birleşmenin var olabilmesi için bir “borcun” varlığı şarttır. Ayrıca borçlu ve alacaklı sıfatlarının aynı kişide toplanması gerekir. Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide borcun doğumundan sonra gerçekleşen bir birleştirici olay nedeniyle gerçekleşmesi gerekir. En önemlisi birleşmenin alacak hakkı ve edimsel yüküm yönünden aynı mal varlığı kesimi içerisinde bir araya gelmesi şarttır. Bu koşulların gerçekleşmesi halinde birleşmenin sonucu olarak ancak borç sona erer.
Ayrıca yine somut olayda işleten-malik aynı olsada gerek zarar gören ve zarar veren araçlar farklı olduğu gibi, zarar gören aracın kasko sigortası … Türk … A.Ş, zarar veren aracın … sigortası ise … Genel … A.Ş’dir. Her iki … şirketi farklı tüzel kişilikler olup, farklı kuruluş anasözleşmeleri, farklı bütçeleri ve ana sermayeleri
vardır. Ayrıca davacı kasko sigortasının mal-zarar sigortası türünden olan kasko poliçesiyle davalı … sigortası ise zorunlu sorumluluk sigortası türündeki poliçe ile kendilerine yapılacak … poliçe değerlerinin ödenmesi karşılığında sigortalılarının davacı kasko ile zararını, davalı … ile üçüncü kişilere verilecek işletenin sorumlu bulunduğu zararları ödeme yükümlülüğü altına girmişlerdir. Artık davacı ve davalı … şirketleri işleten-malik ile yapılan sözleşmeler ile sorumluluk yüklenmişlerdir.
Bu nedenle yukarıda açıklanan BK 116 maddesindeki alacak ve borçlu sıfatının aynı kişide ve aynı mal varlığında birleşmesinin gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği için birleşmenin şartlarının oluştuğu söylenemez. Kaldı ki, alacaklı ve borçlu sıfatları somut olayda Adnan Ticaret A.Ş’de biçimsel olarak birleşse bile, birleşme … sözleşmeleri nedenleri ile aynı mal varlığında gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Bu tür olaylarda birleşmenin varlığını düşünmek, işletenin sorumluluğunu 3.kişilere karşı üstlenen …’nin mal varlığında haksız bir kazanç yaratılmasına, zarar görenin zararını üstlenen kasko sigortasında ise mal varlığının azalması sonucunu doğurur. Bu durumu hukuk korumaz.
Bütün bu açıklamalardan sonra somut olayda, sigortalısına zararını ödeyen davacı kasko sigortasının, davalı işletenin 3.kişilere verdiği zararı üstlenen … sigortasına karşı açtığı TTK 1301.maddesinden kaynaklanan rücu davasında, aynı işletenin farklı araçlarını sonuçları, kapsamları, amaçları farklı şirketler olarak farklı poliçe ile sigortaladıkları, BK 116 maddesindeki birleşme koşullarının aynı kişi ve aynı mal varlığı üzerinde gerçekleşmediği anlaşılmakla yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun kararın bozulması yönündeki görüşüne katılamıyoruz.