YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5967
KARAR NO : 2013/6975
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Karamürsel İcra Müdürlüğünün 2009/1579 sayılı takip dosyasından, davacıya ait işyerindeki malların 01.09.2010 tarihinde haczedildiğini, borçlu ile bir ilgisinin olmadığını belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Karamürsel İcra Müdürlüğünün davacı 3.kişiye dava açmak üzere 7 günlük süre verlimesine ilişkin muhtıra davacıya 04.04.2011 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davanın 7 günlük süreden sonra 12.04.2011 tarihinde açıldığından bahisle davanın süre yönünden raddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 01.09.2010 tarihinde talimat icra dairesince yapılmış ve haciz sırasında hazır bulunan borçlu şirket yetkilisi davacı 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunmuş, alacaklı vekili tarafından da istihkak iddiasına itiraz edilmiştir. Asıl İcra mahkemesince takibin devamına ve İİK’nun 97.maddesi gereği 3.kişiye dava açmak üzere 7 günlük süre verilmesine ilişkin karar ile ilgili muhtıra 04.04.2011 tarihinde tebliğ edilmiş dava ise 12.04.2011 tarihinde 8.günde açılmıştır.
Tebligat ile ilgili Tebligat Kanunu ve buna bağlı olarak çıkartılan Tüzük hükümleri tamamen şekli olup amaç tebligatın en kısa sürede muhatabına ulaşması, ilgili kişinin bilgilenmesi ve bu hususların belgeye bağlanmasıdır.Bu nedenle ilgili yasa ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Anılan yasa ve tüzüğün belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarında açıkca vurgulanmıştır.(HGK.04.04.2007,12/200-87)
Tüzel kişilere yapılacak tebligatın şekli Tebligat Kanununun 12. ve 13.maddelerinde ve Tebligat Tüzüğünün 17. ve 18.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre Özel Hukuk Tüzel Kişilerine yapılacak tebligat bunların yetkili temsilcilerine yapılır. Eğer tüzel kişinin yetkili temsilcisi yoksa veya evrakı bizzat alamayacak bir halde ise, görev itibari ile temsilciden sonra gelen kimseye veya evrak müdürü gibi bu işle görevlendirilmiş bir kişiye o da yoksa tüzel kişinin o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat tüzel kişinin yetkili temsilcisine apılmamış ve sıralı kişilere yapılmış ise, bunun nedenlerinin açıkca ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatısına yazılması gerekir. Bu işlemler yapılmış olmadıkça tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı beyan onun mücerret sözünden ibarek kalır ve dolayısı ile belgelendirilmiş sayılmaz.
Somut olayda, icra müdürünün davacı 3.kişiye 7 gün içerisinde dava açmak üzere süre verilmesine ilişkin muhtıra 04.04.2011 tarihinde “Aynı konutta çalışan ehil ve yetkili işci “açıklaması ile Sema Yersiz isimli şahsa yapılmıştır.Tebligatı almaya yetkili temsilci veya memur yada bu tür evrakı almakla görevli olduğu belirlenen bir kişiye tebligat yapılmamış tebliğe ehil kişilerin bulunmadığı hususu da tebligat memurunca araştırılarak meşruat verilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda davalı tüzel kişiye anılan muhtıra usule uygun tebliğ edilmediğinden 7 günlük dava açma süresi başlamayacak ve davanın süresinde açıldığının kabulü gerekecektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davacı 3.kişinin davasının süresinde açtığı kabul edilerek taraf delileri toplanıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle davanın süre yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 14.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.