Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/6059 E. 2012/8939 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6059
KARAR NO : 2012/8939
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine Üsküdar 2.İcra Müdürlüğünün 2009/13335 sayılı dosyasından yapılan takipte, müvekkilinin haciz tarihinden önce noter satış sözleşmesi ile satın almış olduğu… plakalı araç üzerine haciz konulduğunu ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş, bilahare taleplerinin bedele dönüştüğünü (dava konusu aracın başka icra dosyasından alacaklı tarafa alacağa mahsuben 5.700,00 TL. bedelle satıldığı icra müdürlüğü yazısı ile belirtildiğinden) bildirmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı 3.kişi ile borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, ticaret sicil kayıtlarının getirtilmesini ve dava konusu aracın başka (Şişli 7.İcra Müdürlüğü 2010/983 Tal.) icra dosyasından satılarak paraya çevrildiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın kabulü ile dava konusu aracın 04.6.2010 tarihinde başka takip dosyasından yapılan ihalede alacağa mahsuben davalı alacaklı tarafa satışı yapıldığından, satış bedeli olan 5.700,00 TL.nın davalı alacaklıdan alınarak davacı 3.kişiye verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosyada mevcut delillere uygun düşmemektedir.
Takip konusu borç 02.5.2009 tarihli çekten kaynaklanmakta olup, davacı 3.kişi borç doğumundan önce 08.9.2008 tarihinde ticari faaliyete başlamış ve dava konusu araç haciz tarihinden önceki tarihte noter satış sözleşmesi ile borçlu tarafından davacı 3.kişiye satılmış ise de; davacı 3.kişi şirket ile borçlu şirket aynı ticaret ünvanlarını kullanan şirketlerdir. Ticaret sicil kayıtları itibariyle, 3.kişi ve borçlu benzer alanlarda ticari faaliyet göstermekte ve her iki şirketin ortakları yönünden aralarında organik bağ bulunmakta, her iki şirket tarafından aynı ve yakın adreslerin kullanıldığı görülmektedir.
Öte yandan, dava konusu araç borcun doğumundan çok kısa süre sonra 05.6.2009 tarihinde kasko değerinin altında bir fiyatla borçlu tarafından davacıya satılmıştır. Bununla birlikte, dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, yine borç doğumundan sonra dava dışı olan… plakalı araçta borçlu tarafından 15.6.2009 tarihinde kasko değerinin altında bir fiyatla davacıya satılmıştır. Bunun dışında, borçlanma tarihine yakın tarihlerde de (22.10.2008-14.11.2008) borçlu şirket dava dışı iki aracını daha yine kasko değerinin çok altında fiyatla davacıya satmıştır.
Buna göre, aralarında organik bağ bulunan şirketler arasında takip konusu borcun doğumuna yakın ve doğumundan hemen sonra çok sayıdaki araç satışlarının iyiniyete dayanmadığı açık olup, borçlu ve davacı 3.kişinin aralarında alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı devir işlemleri yaptıkları anlaşılmaktadır.Bu durumdan alacaklının haklarının etkilenmeyeceği açıktır.
O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 10.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.