YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6061
KARAR NO : 2012/8266
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi vekili, … 10. İcra Müdürlüğünün 2008/3244 sayılı takip dosyasında 23.6.2008 tarihinde haczedilen mehkullerin müvekkiline ait olduğunu borçlunun bir süre müvekkilinin yanında işçi olarak çalıştığını, çağırılması sebebiyle borçlunun haciz mahalline geldiğini, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını ileri sürerek hacizn kaldırılması ile haczedilen bilgisayarlardaki şirket bilgilerinin alınmasına izin verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda şikayetin kabulü ile haczedilen bilgisayarlar içinde bulunan muhasebe kayıtlarının kapyalanmasına karar verilmiş; hükmün davacı 3. kişi vekilince temyizi üzerine karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 4.12.2008 gün ve 2008/14682-18959 sayılı ilamı ile davacının istihkak davasına ilişkin talebinin duruşma açılarak incelenmesi istihkak konusu mallarla ilgili bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Bozmaya uyularak taraflara duruşma davetiyesi ve dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı borçlu … duruşmada mahcuzların kendisine ve yetkilisi olduğu borçlu şirkete ait olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece davalı borçlunun davacı şirkette bir süre işçi olarak çalışmasına karşın davacı ve borçlu şirket ortaklarının farklı kişiler olduğu, farklı adreslerde faaliyet gösterdiklerini dava konusu mahcuzların davacının dayandığı faturalardaki mallar olduğunun bilirkişi raporu ile tesbit edildiği şirket çalışanının borcundan dolayı şirket mallarının haczedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırımasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96. vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 23.6.2008 tarihinde borçlunun huzurunda yapılmış haciz mahallinde borçluya ait evrak bulunmuştur. Bu durumda İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesı borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Borçlu … davacı şirketin de ortağıdır. Davacının dayandığı borcun doğumundan sonraki tarihi taşıyan faturalar ve vergi kaydı karine aksini ispata yeterli değildir. O halde davacı 3. kişi davasında haksızdır. Ancak davalı alacaklı vekili temyiz dilekçesinde borcun ödendiğini beyan etmiş takip konusu borcun ödendiğine ve borçlunun ibra edildiğine dair protokol sunmuştur. Bu durumda takibe konu borç ödendiğinden takip ve haciz düşer dava konusuz kalır. Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve dava açılmasına sebebiyet veren tarafa somut olayda davacı 3. kişiye yargılama giderlerinin bu arada avukatlık ücretinin alacaklı miktarı ile haczedilen taşınırın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nisbe olarak yükletilmesi gerekirken bu yön gözardı edilecek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.