YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6065
KARAR NO : 2012/7444
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi vekili, … 5. İcra Müdürlüğünün 2009/12237 sayılı takip dosyasındoan 5.11.2009 tarihinde haczedilen mehkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı şirket ortaklarının borçlunun eşi ve kardeşi olduğunu, borçlu ile 3. kişinin alacaklılarından mal kaçırma kasdı ile hareket ettiklerini haciz adresinde gerçekte borçlunun faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu duruşmada davacı şirketin boşandığı eşinin kardeşine ait olduğunu bu işyeri ile ilgisinin bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece borçluya çıkartılan ödeme emrinini davacı şirket çalışanına Tebligat Kanununun 17 ve Tebligat Tüzüğünün 23. maddelerine aykırı olarak ” Daimi işçisi” olduğu yönünde bir açıklama yapılmadan tebliğ edildiği,usulsüz ödeme emri tebliğine dayanarak haciz yapıldığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı 3. kişinin İİK.nun 96 vd maddelerine dayalan istihkak davasına ilişkindir.
Haciz 5.11.2009 tarihinde, borçlu İsmail Bahadır’ın noterde düzenlenen 22.5.2009 tarihli rehin sözleşmesinde belirtildiği resmi adresinde yapılmıştır. Mahkemece borçluya çıkartılan ödeme emrinin davacı şirket çalışanına Tebligat Kanunun 17 ve Tüzüğünün 23. maddelerine aykırı olarak tebliğ edildiği, usulsüz ödeme emri tebliğine dayanılarak haciz yapıldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de söz konusu ödeme emri tebligatının dava konusu takip dosyasına ait olmadığı Kartal 2. İcra Müdürlüünün 2009/8559 sayılı takip dosyasına ait olduğu, tebligatında dava konusu haczin yapıldığı adreste usulüne uygun olarak ” birlikte çalışan işçisi”ne tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda İİK.nun 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Karine aksinin davacı 3 kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacının dayandığı istenilen her kişi adına düzenlenmesi mümkün olan ve borcun doğmundan sonraki tarihi taşıyan faturalar ve yine borcun doğumundan sonraki tarihli vergi levhası karine aksini ispata yeterli değildir. Kaldıki davacı ile eşinin borcun doğumundan sonra anlaşmalı olarak boşandıkları, davacı şirket ortaklarının borçlunun eşinin akrabaları olduğu dosya kapsamı ile de sabittir. Bu durumda davacı 3. kişi ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı işlemler olduğu, karine aksinin davacı tarafından ispat edilemediği gözden kaçırılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 7.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.