Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/6504 E. 2012/10307 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6504
KARAR NO : 2012/10307
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkilinin maliki olduğu davalıya kasko sigortalı aracın tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını belirtip, davalının sigortalı araç sürücüsünün tespit edilemediği gerekçesiyle hasarı ödemekten kaçındığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.170,00 TL hasar miktarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili işbölümü ve yetki itirazında bulunup, sürücünün tespit edilememesi nedeniyle hasarın kasko sigortası teminat kapsamı dışında kaldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre sürücü olduğunu iddia eden …’ın sürücü olmadığı, davacının aracında meydana gelen hasarın poliçe kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kasko Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindedir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya
../…

-2-
2012/6504
2012/10307

aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarınn A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda açıklanan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK.nun 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkca aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Uyuşmazlık, rizikonun belirtilen şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla rizikonun teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya bakıldığında; resmi görevli trafik polislerince düzenlenen 22.02.2009 günlü tutanakta olay yerine gidildiğinde sigortalı aracın tek taraflı olarak kaza yapmış olduğunun görüldüğü, olay yerinde bulunan …’ın kendisinin aracın sürücüsü olduğunu beyan ettiği, ancak bu şahsın sorulan sorular karşısında kazanın oluşumuyla ilgili bilgi verememesi üzerine sürücü olduğuna kanaat getirilmediği de belirtilmiştir. Yargılama sırasında dinlenilen davacı tanıkları …,… kendilerinin de olay tarihinde yönetimlerindeki araçları ile seyrederlerken davaya konu kazaya tanık olduklarını, aracın sürücüsünün bayan olduğunu, sürücüye yardımcı olduklarını, polisler gelince olay yerinden ayrıldıklarını söylemişlerdir. Kazadan beş dakika sonra saat 00:21’de yapılan ölçüme göre … alkolsüz olup davaya konu sigortalı aracı kullanması için yeterli sürücü belgesine de sahiptir.
../…

-3-
2012/6504
2012/10307

Dosya kapsamına göre davaya konu trafik kazasının gerçekleştiği ve sigortalı araçta hasar meydana geldiği, sürücünün … olduğu, kazanın belirtilen zaman yer ve şekilde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, sigortalı araçla belirtilen kaza nedeniyle bir hasarın oluştuğu sabit olduğu gibi, davacı sigortalı tarafından rizikonun gerçekleşme şeklinin kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirildiği, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiği ve sürücü değişikliği yapıldığı davalı sigortacı tarafından ileri sürüldüğünden, olaydaki ispat külfeti mevcut durumun aksini iddia eden sigortacı üzerinde bulunmaktadır. Davalı sigortacı iddialarını soyut ifadelerle değil, somut delillerle kanıtlamalıdır. Dosya kapsamı itibariyle, sigortacı ileri sürdüğü hususları ispat edebilmiş değildir.
O halde dava konusu hasarın kasko sigortası teminat kapsamında kaldığı kabul edilerek, sigortalı araçta oluşan gerçek zarar yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.