YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6621
KARAR NO : 2012/10719
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin eşine ait, davalıya kasko sigortalı aracın, müvekkilinin eşinin kullanımında iken tek taraflı kaza yaptığını, kaza sonucu müvekkilinin eşinin öldüğünü, aracın per total olduğunu, başvuruya rağmen davalı … şirketinin hasar bedelini müvekkiline ödemediğini, bu nedenle davalıya yönelik Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/737 Esas 2010/460 Karar sayılı dosyası ile açtıkları davada, bilirkişi raporuyla hasar bedelinin 22.350 TL olarak belirlendiğini, mahkemece, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere talep gibi 1.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verildiğini belirterek bakiye 21.350 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, kaldı ki hasarın poliçe teminat kapsamında olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller, taraflar arasında görülen ve kesinleşen Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/737 Esas 2010/460 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 21.350 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … davacının vefat eden eşine ait aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ol-
../…
-2-
2012/6621
2012/10719
masına, 6762 sayılı TTK.nun 1263. maddesi uyarınca kasko sigorta sözleşmesi ile malın bizatihi kendisinin değil sigorta ettirenin o mal üzerindeki menfaatinin teminat altına alınmasına, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davaların 6762 sayılı TTK.nun 1268.maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunmasına, bu düzenlemenin Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.9.maddesinde de açıkça ve aynen yer almasına, 6762 sayılı TTK.nun 1292. ve 1299. maddeleri hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olduğu gün yani sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük ihbar tarihinin son günü olmasına, kasko sigortası nedeniyle maddi tazminat talebinin sigorta ettiren ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanmasına, 2918 sayılı KTK.nun 109/2 maddesinde geçen “maddi tazminat talepleri” kavramı ile kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan araç hasarına ilişkin davadaki maddi tazminat isteminin ilişkilendirilmesinin mümkün olmamasına, haksız eylemin özel bir türü olarak düzenlenen KTK.nun 109/2 maddesindeki yaralamadan veya ölümden dolayı zarar gören 3. kişilerin alacak hakkı yönünden açılacak davalarda haksız eylem aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından suç oluşturmakta ve daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmekte ise uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanabileceğine göre kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve araç hasar bedeli istemine konu tazminat taleplerinde uygulanacak dava zamanaşımı süresi 2 yıl olup davaya konu kazanın 20/05/2006 tarihinde meydana geldiği, rizikonun davalı sigortacıya 23/05/2006 tarihinde ihbar edildiği, davanın ise 16/03/2011 tarihinde açılmış olduğu gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 8.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.