YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6679
KARAR NO : 2012/14885
KARAR TARİHİ : 26.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi… ile … …’in, davalı …Ş’ne … poliçesi ile sigortalı araç içerisinde yolcu olarak bulunmakta iken, davalı …’ın sürücüsü, davalı … Makine Ltd.Şti’nin işleteni olduğu ve davalı … Sigorta’ya … poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması neticesinde vefat ettiğini belirterek, ölen…’in eşi … için 15.000 TL, kızı … … için 10.000 TL, annesi … ve babası … için ayrı ayrı 5.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve … Makine Ltd.Şti’nden tahsilini; birleşen dosyada ölenin eşi için 3.000 TL, kızı için 2.000 TL ve anne ve baba için ayrı ayrı 500’er TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketleri ihtar tarihinden, diğer davalılar kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olmak kaydıyla davalılar … Sigorta, … Sigorta, davalı … ve davalı … Makine Ltd.Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsilini; birleşen dosyada ise aynı kazada ölen … …’in annesi … ve babası … için ayrı ayrı 3.000’er TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketleri ihtar tarihi olan 06.10.2004,
diğer davalılar kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini; birleşen dosyada ölen … …’in annesi … ve babası … için ayrı ayrı 10.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve … Makine Ltd.Şti’nden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sigorta vekili, kusur oranında ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, sigortalının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, ölen…’in aracın işleteni olduğunu ve işleten tarafından ileri sürülen tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşemeyeceğini, aracın alkollü sürücü tarafından kullanıldığı için davacılara rücu hakkı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … Makine Ltd.Şti vekili ise, meydana gelen kazada sürücünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi
raporuna göre, yargılamanın devamı sırasında davalı … sigortanın ibra edilmesi nedeniyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına; Davacılar … ve …’nin karşılanmayan maddi zararları bulunmadığından maddi tazminat taleplerinin reddine, davacılar …, …, … ve … hakkındaki davanın ise, davacıların yakını ve desteği olan işletenin kendisine ait araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada ölen kişi konumunda olsa da 3. kişi sayılamayacağı, davacıların bu olay nedeniyle doğrudan bedensel bir zarar görmediği, davacıların yansıma yoluyla … Sigorta’dan maddi tazminat talep etmeleri mümkün olmadığından bu davacıların maddi tazminat talebinin … Sigorta yönünden reddine; bu davacıların diğer davalılar aleyhine açtıkları maddi tazminat taleplerinin ise … Sigorta’dan alınan tazminat miktarı, davalı …’ın kusur oranı, Borçlar Kanunun 44. madde gereğince alkollü sürücünün aracına binen ölenin ortak kusuru gözetildiğinde nihai zararı ödenen miktarın altında kaldığından ve davacıların karşılanmayan maddi zararları bulunmadığından davalılar … ve … Makine Ltd.Şti yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine; manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile eş … için 11.250 TL, kızı … … için 7.500 TL, baba … için 3.750 TL, anne … için 3.750 TL
manevi tazminat ile, Davacı baba … için 7.500 TL, anne … için 7.500 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve … Makine LTD.ŞTİ’nden müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar …, … …, … ve …’in ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarına, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağına, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı … şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı … sigortanın sorumlu olacağına karar vermek gerekirken davacıların bu olay nedeniyle doğrudan bedensel bir zarar görmediği ve yansıma yoluyla maddi tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddi isabetli olmamıştır. (HGK’nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK’nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı ilamları uyarınca)
3-Asıl ve birleştirilen dosyaların dava dilekçesinde davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna dayanılmıştır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri BK.nun 141. Ve 142. maddesine göre borcun tamamından sorumludur. 2918 sayılı KTK.nun 88/1 maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. BK.nun 146.maddesi uyarınca, sorumluluların iç ilişkide kusur oranına göre birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün %25 kusuru oranında hesap yapılmış, mahkemece ise bulunan tazminat miktarlarından müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapıldıktan sonra bakiye tazminat alacağının kalmadığı belirtilerek maddi tazminat talebi reddedilmiştir. Ancak hükümde müterafik kusur ve hatır taşımasından yapılan indirim oranı belirtilmemiştir.
Mahkemece, davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi, alkollü sürücünün aracına binilmesi ve hatır taşıması nedeniyle yapılan indirim oranının belirlenmesi, davalı … şirketleri tarafından yapılan ödemelerin düşülmesi ve bakiye tazminat alacağı kalması halinde sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacıların bakiye tazminat alacaklarınin kalmadığı gerekçesiyle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 26.12.2012 gününde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta;
Mahkemenin birleştirilen 2007/351-392 sayılı dosyasında davacılar …, …, … ve …’in desteği olan müteveffa… …’in kendi işleteni olduğu araçta yolcu iken kaza sonucu vefat ettiği, aracın …’sini düzenleyen davalı …’nin davacıların destekten yoksunluk zararlarını tazmin etmediği iddiasıyla davalı … ve diğer davalılar aleyhine dava açılmış,
Davalı … vekili davalının reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece “işleten-sürücünün olayda tam kusurlu olduğu, davacıların desteğin kusuru nedeniyle tazminat talep edemeyecekleri” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş,
Davacılar vekilinin vaki temyizi üzerine sayın çoğunluğun “davacıların 3.kişi sıfatıyla dava açtıkları, destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtalamayacağı, ….nin işletenin 3.kişilere verdiği zararları teminat altına almasına göre işleten veya sürücünün tam kusurlu olsalar bile desteğinden yoksun kalanların davalı ….den tazminat talep edebilecekleri” görüşü doğrultusunda karar bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine aşağıda açıklanan nedenlerle katılamıyorum.
Uyuşmazlık, araç işleten -sürücüsünün davalıya … ile sigortalı araçta geçirdiği trafik kazasında vefat etmesi sonucu desteğinden yoksun kalanların araç ….nden destenten yoksun kalma tazminatı isteyip isteyemeyeceklerine ilişkindir.
Konu ile ilgili yasal düzenlemeler gözden geçirildiğinde;
Mülga 818 sayılı BK.45/son (6099 sayılı TBK.53/3) maddesinde “ölüm neticesi olarak diğer kimselerin müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararıda tazmin etmesi gerektiği”…,
2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 85/1 maddesinde “bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olması halinde motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları”..,
Aynı yasanın 91/1 maddesinde “işletenlerin bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmalarının zorunlu bulunduğu”..,
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigortanın kapsamı başlıklı A.1 maddesinde “sigortacının poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya birşeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği..” öngörülmüştür.
Yasal düzenlemelerden de görüldüğü üzere sigortacının (…).nin sorumluluğuna gidilebilmesi için;
a. Bir sigorta sözleşmesi bulunmalı,
b. Bir zarar gerçekleşmeli,
c. İşleten 2918 sayılı yasanın 85/1 maddesine göre sorumlu olmalıdır.
Zorunlu trafik sigortasında sigortacının sigorta sözleşmesinin gereği olarak zarar görene karşı sorumluluğundan söz edebilmek için işleten, motorlu aracın işletilmesinden KTK.85/1 maddesine göre (tehlike sorumluluğu) sorumlu olmalıdır. İşletenin sorumluluğunun bulunmadığı durumda sigortacının sorumluluğu da söz konusu değildir. (… …- Trafik Kazasından Doğan Hukuk ve Ceza Sorumlulukları 2008 baskı Sayfa 134)
Sorumluluk sigortası türlerinden biri olan Karayolları Motorlu Araçlar ….de sigorta ettiren durumunda olan işleten ve onun gibilerin, motorlu araçların neden oldukları zararlardan dolayı kendilerine düşen hukuki sorumluluğu sigortacı belirli limite kadar karşılamakla yükümlü olup, sigortacının sorumluluğu işletenin hukuki sorumluluğu ile eş değerdir, sigortacı ondan fazlasından sorumlu değildir. Zira bir meblağ sigortası olmayan sorumluluk sigortası sadece olaydan zarar görenlerin gerçek zararlarını giderme ve zarardan sorumlu olan işleten ve onun gibilerin mal varlığındaki bu tazminat ödemesi nedeniyle oluşacak eksilmeyi önleme amacına yönelik bir pasif sigorta türüdür. Oluşan bir trafik kazası sonucu ölen işleten- sürücünün desteğinden yoksun kalan hak sahiplerinin sorumluluk sigortacısına karşı yöneltebilecekleri yansıma yolu ile oluşan zarar işletene karşı ileri sürülebilecek tutardan fazla ve ayrı olması mümkün değildir.
İşletenin trafik kazası sonucu ölümü durumunda kusurlu olsa dahi kendisinin desteğinden yoksun kalanlara tazminat yükümlülüğü doğmayacaktır. (Işıl Ulaş, Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku 8.baskı sayfa 941)
Sorumluluk sigortalarında destekten yoksun kalanın sigortacıya karşı doğrudan doğruya bir talep hakkı bulunmamaktadır. Zira bu tür sigortalarda sigorta ettiren kendi mamelekinde vukua gelecek muhtemel bir azalmayı teminat altına almaktadır. Burada riziko, sigorta ettirenin mamelekinde vukua gelecek eksilme ihtimalidir. Zarar gören lehine şart koşulan kimse durumda olmadığından 3.şahsın sigortacıya karşı bir talep hakkı yoktur. (Gürsoy-Sigorta Hukuku sayfa 154, Bozer- Sigorta sayfa 255, Tekinay-sayfa 106, Karayalçın-İşletme Kazaları sayfa 65)
Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, işleten-sürücünün tam kusuru ile gerçekleşen ve kendisinin ölümü ile sonuçlanan olay nedeni ile desteğinden yoksun kalanların, işleten-sürücünün mirasçılarına karşı destekten yoksun kalma tazminatı davası açmaları söz konusu olamayacağı gibi, işleten-sürücünün mamelekinde bir eksilme de meydana gelmeyeceğinden işletenin 2918 sayılı yasanın 85/1 maddesine göre sorumluluğunun bulunmadığı bu halde, yasanın 91/1 maddesi gereğince işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen davalı ….nin de sorumluluğu düşünülemez.
….nin sorumluluğunun doğmadığı bu durumda, sayın çoğunluğun kabulünde olduğu gibi sorumluluk doğmuşçasına zararın nitelik ve niceliğinin belirlenmesi davacıların 3.kişi sıfatını taşımaları, kusurun davacılara yansıtalamaması vb. hususlarının tartışılmasına gerek bulunmadığı gibi bu hususların kabulü ….nin sorumluluğunun doğmaması nedeni ile sonuca da etkili değildir.
Yasal düzenlemeler, doktriner görüşler ve açıklamalar karşısında davalı … hakkındaki yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken bozma yönündeki sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.