YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6705
KARAR NO : 2012/12486
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı 3. Kişi ve davalı alacaklı vekilince istenmiş, davalı alacaklı vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 13.11.2012 Salı günü davacı 3. Kişi vekili Av. … ve davalı alacaklı vekili Av. … geldi. Davalı borçlu tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı 3. Kişi ve davalı alacaklı vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, …İcra Müdürlüğünün 2008/2706 sayılı dosyasından, dava dışı … Çelik Sanayi AŞ.den satın alınan ve borçlu şirkete boyanmak için gönderilen 253.895 kg galvenizli sac malzemenin borçluya ait işyerinde 12.08.2008-13.08.2008 ve 14.08.2008 tarihlerinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirket işyerinde yapıldığından mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğunu, borçlu şirketin sadece boyama işi değil sac imalatıda yaptığını, borçlu hakkındaki iflasın erteleme talepli davalarında dava konusu hacizdeki malların kendilerine ait olduğunu belirttiklerini, davacının sunduğu belgelerin adi nitelikte olduğunu ve her zaman düzenlenmesinin mümkün bulunduğunu, davacı ile birlikte birkaç şirketin alacaklılardan mal kaçırma amacı ile istihkak iddiasında bulunduklarını ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket vekili, davalı borçlu firmanın dış cephe kaplama üretimi ve boyama işlemi yapan firma olduğunu, dava konusu hacizler sırasında borçluya ait olan mallarla birlikte müşteriler tarafından işlenmek/boyanmak üzere bırakılan mallarında haczedildiğini, davacının istihkak iddasında bulunduğu malların kendilerine fason boyanmak üzere gönderildiğini belirtmiştir.
Mahkemece, dava konusu malların borçlu elinde haczedildiğinden ispat külfetinin davacıya ait olduğu, bilirkişi raporu, usule uygun tutulmuş ticari defterler ve tüm dosya kapsamından, davacı şirketin … Demir Çelik AŞ den satın aldığı ve ithal ettiği malları fason boyama işi için borçluya gönderdiği ve teslim ettiği, borçlu şirket tarafından bu malların iade edilmediğinden bahisle davanın kabulüne karar vermiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve lehe kötüniyet tazminatına hükmedilmediği gerekçesi ile davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre ve salt istihkak iddiasına karşı çıkılması alacaklının kötüniyetli olduğunun göstergesi olmayıp, davalı alacaklının kötüniyeti ispatlanmadığından 3.kişi lehine tazminata hükmedilmemisi isabetli olup davacı 3.kişinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Buna göre davalı alacaklının aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2.Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu hacizler 12.082008-13.08.2008 ve 14.08.2008 tarihlerinde borçlu şirket adresinde yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesinde geçen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle kanıtlanması gerekmektedir.
Davacı 3.kişi şirket, dava dışı şahıslardan satın aldığı malların bir kısmını boyanmak üzere borçluya gönderdiğini bunların bir kısmının boyandığını ve teslim edildiğini ancak dava dilekçesinde özelliklerini belirttiği sac malzemenin iade edilmediğini ve yukarıda belirtilen tarihlerde haczedildiğini belirtilmiştir.
Dosya kapsamında sunulan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacının satın aldığı malzemeyi boyanmak üzere borçluya gönderdiği ve kendisine iade edilmediği sabittir.
HUMK’nun 179/2. (HMK’nun 119/ğ.) maddesine göre dava dilekçesinde, “Açık bir şekilde dava konusunun” belirtilmesi gerektiği açıklanmış, yine HUMK’nun 75/2.(HMK’nun 31.) maddesine göre hakimin her aşamada talebin belirlenmesini ve açıklanmasını isteyebileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, HUMK.’nun 389. (HMK’nun 297/2) maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekir.
Takip hukukuna ilişkin istihkak davalarında, dava dilekçesinde davanın konusunun hangi hacizdeki, hangi mallara ilişkin olarak açıldığının açıkca belirtilmeli ve hüküm bu talebe göre infaz edilebilir nitelikte olmalı, dava değeri de, takip konusu alacak miktarı ile dava konusu edilen hacizli malların değeri karşılaştırılarak düşük olan değere göre belirlenerek bu değer üzerinden nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Somut olayda, davacı 3.kişi dava dilekçesinde kendisine ait olduğunu iddia ettiği malların özelliklerini ve miktarını şema halinde belirtmiş olduğu halde dava konusu, ….İcra Müdürlüğünün 2008/2706 dosyasından 12.08.2008-13.08.2008 ve 14.08.2008 tarihlerinde haczedilen mallardan hangilerin ilişkin olarak davanın açıldığını belirtmemiştir. Örneğin 2008/2706 sayılı dosyalarından 12.08.2008 başlayan ve 13.08.2008 biten hacizlerde 253.895 kg galvanizli saç 16.355 kg Boyanmış sac malzemeden çok fazla sac malzeme haczedildiği halde hangileri için açıldığı somutlaştırılmamıştır. Mahkemece verilen kararda da bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu miktarın hangi mallar için verildiği belirtilmediğinden infazda kuşku ve tereddüte neden olunmuş dava değeri denetlenir nitelikte olmaksızın davacının bildirdiği değer esas alınmıştır. Nitekim emsal dosyalar da dikkate alındığında sonuçta haczedilen mal değerinden fazla miktarda mal için karar verilmiştir.
Yapılacak iş, HUMK’nun 75/2. (HMK’nun 31.) maddesine göre davacı 3.kişiden talebinin dava konusu edilen takip dosyalarındaki hangi haciz ve hangi malları için olduğunun somutlaştırması istenildikten sonra, hacizli malların halen mevcut olması halinde mahallinde teknik bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak istihkak iddiasında bulunulan ve delil olarak sunulan belgelerdeki malların hacizli mallara uygun olup olmadığı yönünde inceleme yapılması, mevcut olmaması halinde borçlu tarafından ….Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/151 Değişik iş dosyasından yaptırılan tesbitteki bilirkişi raporundan yararlanarak davacının sunduğu ve icra dosyalarında da liste olarak verdiği malzemeye uygun olup olmadığı tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile ve dava konusu, dava değeri ve hükmedilen hacizli mallar tam olarak belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedinlerle davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 900.00 TL vekalet ücretinin davacı 3. Kişiden alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı alacaklıya verilmesine, ve aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.Kişiden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.