YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6708
KARAR NO : 2013/12068
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak-şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2009/12601 – 2009/12770 ve 2009/13575 sayılı takip dosyalarından 10.11.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkiline ait depoda yapıldığını, haciz sırasında bulunan koli içindeki belgelerin işyerinin önceki kiracısına ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Bu dava ile birleştirilen şikayet davasında ise haczin yasaya aykırı yapıldığını, icra memurluğu işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, istihkak iddiasının muvazaaya dayandığını, daha önce dava dışı bir başka 3.kişi olan … Oluklu Mukavva A.Ş. tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu ve bu konuda açılan davanın Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/1164 esas sayılı dosyasında reddedildiğini, bu defa davacı şirket kurularak istihkak
iddiasında bulunulduğunu, haciz mahalinde borçluya ait kartvizit ele geçirildiğini, mülküyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece haczedilen makinelerle ilgili olarak dava dışı … Oluklu Mukavva A.Ş. tarafından daha önce açılan istihkak davasının reddedildiği, haciz mahalinde borçlu şirkete ait kartvizit bulunduğunu, davacı ile borçlu şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu, davacının dayandığı faturalardaki mallar ile mahcuzların aynı ürünler olup olmadığının tespit edilmediği, davacı 3.kişi şirketin hacizden iki ay önce kurulduğu, davacı şirket ile aynı mallarla ilgili istihkak iddiasında bulunan … Oluklu Mukavva A.Ş. arasında bağlantı bulunduğu, davacı 3.kişinin karine aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine, satışın durdurulmasına karar verildiğinden alacak miktarlarının %40 üzerinden hesaplanan tazminatın davacıdan alınıp davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin İİK’nun 96. vd. maddesine dayalı istihkak davası niteliğindedir.
İİK’nun ” Takibin Durması ve Düşmesi ” başlıklı 193. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ” İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerde teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur, iflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer ” düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer yandan istihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir.
Takip borçlusu … San. ve Tic. A.Ş’nin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemisinin 26.01.2010 gün ve 2009/836-2010/11 sayılı kararıyla iflas kararı verildiği ve bu kararın 26.03.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, İİK’nun 193/2. maddesi uyarınca borçlu hakkındaki tüm takipler düşeceğinden, haciz konusuz kalır. Konusu kalmayan dava hakkında, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu husu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de;
İİK’nun 97/3 maddesinde “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına ( İİK.Md.97/13 ) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde gereğince mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip
işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.’nun 97/13 maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı kaşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın 3.kişiden teminat alınmasını kararlaştırmamış veya karar altına almış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez.
Somut olayda, mahkemece takibin ertelenmesine karar verilmiş olmasına rağmen teminat belirlenmediğinden davacının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin İİK.’nun 97/13. Maddesi koşulları alacaklı yararına oluşmamıştır. Bu nedenle davacının tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.