YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6844
KARAR NO : 2012/12382
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … İl Müdürlüğü’nün dava dışı … Rehabilitasyon Özel Eğitim Sağlık Hizmetleri San ve Tic Ltd Şti’den alacağı için Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü’ne haciz bildirisinde bulunulduğunu, bu bildiriye dayanak olarak da 6183 Sayılı Kanunun 79.maddesinin gösterildiğini, söz konusu ihbarnamenin 20.11.2007 tarihinde usulsüz olarak tebliğ edildiğini, zira söz konusu ihbarname ile müvekkil idareye yapılacak tebliğlerin Vergi Usul Kanunu çerçevesinde olması gerektiğini, buna göre yapılacak tebligatların idarenin en büyük amir yada muavinlerine, bunların dışında da amir tarafından görevlendirilen yetkili memurlara yapılabileceğini, usulsüz tebliğin yapıldığı 20.11.2007 tarihi itibariyle dava dışı Karacanlar Rehabilitasyon Özel Eğitim Sağlık Hizmetleri San ve Tic Ltd Şti’nin herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, usulsüz tebligat nedeniyle 12/11/2007 tarih ve 052368 sayılı haciz bildirisinin içeriğini 10.4.2009 tarihinde tebliğ edilen ödeme emri emri ile öğrendiklerini, bu sebeple haciz bildirisinin ıttıla tarihinin 10/04/2009 olarak kabulü gerektiğini, ödeme emri tarihi itibariyle de Muhasebe Müdürlüğü’nün Karacanlar Rehabilitasyon Özel Eğitim Sağlık Hizmetleri San ve Tic Ltd Şti’ne borcunun bulunmadığının tespit edildiğini belirterek davanın kabulü ile haciz bildiriminin ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 10/04/20009 olarak düzeltilmesini ve 02.04.2009 tarihi itibariyle de Muhasebe Müdürlüğü’nün Karacanlar Rehabilitasyon Özel Eğitim Sağlık Hizmetleri San ve Tic Ltd Şti’ne borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, haciz bildirisinin 20.11.2007, ödeme emrinin
10.4.2009 tarihinde davacı idarenin evrak Memuru sıfatıyla … isimli şahsa tebliğ edildiğini, tebliğin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, haczin ve ödeme emrinin kesinleştiğini, davanın SGK Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğinden müvekkili hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve bilirkişi raporu gereğince haciz bildirisinin davacı idare evrak memuru yetkilisi … imzasına 20.11.2007 tarihinde tebliğ edildiği, yapılan bu tebliğin 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 98.maddesi çerçevesinde en yetkili amir tarafından yetkili kılınan memur imzasına ve usulüne uygun olarak yapıldığı, keza; davacı idare tarafından 6183 Sayılı Yasanın 79/4 Maddesi uyarınca ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren en geç bir yıl içerisinde dava açılması gerekirken 03.08.2009 tarihinde Menfi Tespit davası açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı Yasanın 79.maddesi gereğince açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
5510 Yasanın 88.maddesi uyarınca kurum alacaklarının tahsilinde 6183 Sayılı Yasanın uygulanması gerektiği,aynı yasanın 101.maddesinde de bu kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesi yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı SGK tarafından dava dışı borçlunun prim borcu nedeniyle davacı idareye gönderilen haciz ihbarnamesine davacı tarafından yasal süre içerisinde cevap verilmemesi nedeniyle davacı tarafından 6183 Sayılı Yasanın 79 maddesi gereğince davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup uyuşmazlığa Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılmıştır. Oysa görev hususu res’en dikkate alınarak yukarıdaki yasal düzenleme gereğince davaya iş mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.