YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6845
KARAR NO : 2012/10167
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait resmi aracın müvekkiline ait ticari taksiye çarparak hasarladığını, davalı tarafın olayda kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında 3.000 TL tutarında hasar meydana geldiğini, aracın müvekkilince tamir ettirildiğini, kaza hafta sonunda olduğu için aracın hemen tamirine başlanamadığını ve günlük 180 TL.sından 4 gün için 720 TL kazanç kaybı oluştuğunu ayrıca 2.000 TL değer kaybı olduğunu belirterek şimdilik 2.000 TL hasar bedelinin her iki davalıdan olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile 360 TL kazanç kaybı ile 500 TL değer kaybı zararının davalı idareden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Bakanlığı vekili, valiliğin taraf ehliyeti olmadığından davalı tarafın … Bakanlığı olarak düzeltilmesini, kusuru kabul etmediğini, davacı aracının sürücüsünün olayda kusurlu olduğunu, davanın onun aleyhinde açılması gerektiğini, zararın belgelendirilmediğini ve tazminat miktarını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta AŞ. vekili, dava dilekçesinde araç plakası dışında bilgi bulunmadığını, ayrıca kendilerine dava dilekçesi ekinde belge tebliğ edilmediğini, bu şekilde poliçe ve hasar dosyasına ulaşılamayacağını, ilgili bilgi ve belgeler tebliğ edilene kadar cevap verme hakkını saklı tuttuğunu bildirmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 1086 sayılı HUMK.nun 275. ve 6100 sayılı HMK.nun 266 maddesi hükmü gereğince “Mahkeme çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ve çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” Yine HMK.nun 267 md. göre “Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür.” Somut olayda davacı vekili, davalı tarafın olayda kusurlu olduğuna dayanarak şimdilik 2.000 TL hasar bedeli, 360 TL kazanç kaybı, 500 TL değer kaybı zararı olmak üzere toplam 2.860 TL.nın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklandığından kusur, hasar, tamir süresi ve davacı aracı ticari taksi olup, aracın tamir süresince çalışamaması nedeniyle uğranılan net kazanç kaybı zararının bilirkişi tarafından tesbiti gerekmektedir. Trafik kazalarında kusur ve hasar durumunun tesbiti özel veya teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesini gerektirir. Ancak burada seçilecek bilirkişilerin uzmanlık alanı ile sayısı da önem taşımaktadır. Mahkemece 8.2.2011 tarihli ara kararı ile kusur oranı hasar miktarı ve faiz hususunda rapor tanzimi için makine mühendisi sigortacı ve hukukçu bilirkişi olmak üzere 3 ayrı bilirkişi seçilmesine, her bilirkişi için 300 TL.den 900 TL bilirkişi ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiş, davacı vekili 24.3.2011 tarihli dilekçesi ile hem bilirkişiler için takdir edilen ücretin yüksek olduğunu, hem de kusur ve hasar yönünden inceleme yapılacağından hukukçu bilirkişi incelemesine gerek olmadığını, bundan vazgeçilmesini talep etmişitr. 19.4.2011 tarihli oturumda davacı vekilinin hukukçu bilirkişinin heyetten çıkarılması ve ücretlerin düşürülmesi yönündeki taleplerinin reddine ve toplam 900 TL bilirkişi ücreti ile 18 TL bilirkişi tebligat giderinin yatırılması hususunda davacı
tarafa 20 gün kesin süre verilmiş, davacı tarafça gerekli giderlerin kesin süre içinde yatırılmaması sebebiyle HMK.nun 94.maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
Kusur oranı ile hasar miktarının tamir süresi ile bu süredeki net kazanç kaybının tesbiti bilirkişi incelemesini gerektirmekte ise de davalı tarafın temerrüt tarihi ile temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiz oranının tesbiti hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konulardan olup bu hususta bilirkişiye başvurulamaz. Hukukçu bilirkişiden alınacak görüş hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün konulardan olacağından 6100 sayılı HMK.nun 266 maddesi hükmüne göre hukukçu bilirkişi dinlenemez. Yine sigorta şirketinin taraf olduğu her davada sigortacı bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığından mahkeme ara kararına göre kusur ve hasar konusunda yapılacak inceleme için makine mühendisi bilirkişi yeterli olacağından sigortacı bilirkişi incelemesine de davanın somut özelliği itibariyle ihtiyaç bulunmamaktadır.
Ayrıca her dosyanın özelliğine göre dava değeri, talep, bilirkişice yapılacak işlem, emek, mesai hususları birarada değerlendirilerek bilirkişi sayısının ve ücretinin makul olarak belirlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemeyeceğinden hasar ve kusur konularında ne gibi uzmanlıkları oldukları anlaşılamayan sigortacı ve hukukçu bilirkişilerle yapılacak incelemeden vazgeçilerek davacı tarafın talepleri hakkında masrafı karşılandığında makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya karar verilmesine 27.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.