Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/6897 E. 2012/13171 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6897
KARAR NO : 2012/13171
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak-tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalı 3.kişi vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 20.11.2012 Salı günü davacı-k.davalı 3.kişi vekili Avukat Sedat Polat ile davalı alacaklı vekili Avukat… geldi. Davalı-k.davacı borçlulardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı-k.davalı 3.kişi ve davalı-k.davacı alacaklı vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, ….İcra Müdürlüğünün 2008/2320 Talimat sayılı dosyasından 06.12.2008 tarihinde haczedilen makinaları ve makinaların içinde bulunduğu fabrikayı, davacı şirketin 02.12.2008 tarihinde borçlu şirketten satın aldığını ve bedelini ödediğini, takip konusu borçtan haberdar olunmadığını belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, takiplerden 3 gün önce taşınır ve taşınmaz malların alacaklılardan mal kaçırma amacı ile davacıya devredildiğini, dava konusu haczin borçlunun üretim müdürünün huzurunda yapıldığını, zilyetliğin borçlu elinde devam ettiğini, davacı şirketin fabrika ve makinaları alabilecek sermayesinin bulunmadığından istihkak davasının
reddini ve taşınır ve taşınmaz satışına yönelik tasarrufların iptali istemi ile İİK’nun 97/17-277-280. maddeleri gereğince karşı dava olarak açtığı tasarrufun iptali davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, takip konusu bononun vade tarihi olan 02.12.2008 tarihinde hem taşınmaz hemde taşınır malların borçlu tarafından davacı 3.kişiye satılması, 3.kişinin bu alımı yapacak öz sermayeye sahip olmaması ve borçlu şirketin üretim müdürünün haciz mahallinde hazır olduğu olguları dikkate alındığında tüm bu işlemlerin alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı olarak yapıldığının anlaşıldığından bahisle davacı 3.kişinin istihkak davasının reddine, karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının kabulüne karar vermiş; hüküm, davacı-karşılık davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının İİK’nun 97/17 ve 277-280.maddesine dayalı karşılık dava olarak açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Alacaklı İİK’nun 97/17 fıkrasına dayalı ve karşı dava olarak tasarrufun iptali davası açmıştır. Karşılık olarak açılan tasarrufun iptali davanın konusunu istihkak davası açılan mallar oluşturmaktadır. Bu mallar dışında kalan şeyler karşılık davanın konusu olamaz. Ayrıca tasarrufun iptaline ancak takip konusu alacak miktarı ile sınırlı olarak verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenlerle, sadece dava konusu hacizli makinalarla ilgili olarak borçlu ve 3.kişi arasında yapılan devir işleminin iptaline, takip konusu alacak miktarı ile sınırlı olarak verilmesi gerekir. Taşınmaz olan fabrika istihkak davasının konusu olmadığından alacaklının bu taşınmaz satışı ile ilgili tasarrufun iptali istemi bağımsız olarak açılacak tasarrufun iptali davasının konusunu oluşturacak ve görevli mahkeme ise dava değerine göre Asliye Hukuk mahkemesi olacaktır.
Mahkemece, davalı-karşılık davacı alacaklının tasarrufun iptali davasının taşınır mallara ilişkin olan isteminin takip konusu alacak miktarı ile sınırlı olarak kabulüne, taşınmaz satışı ile ilgili istemi yönünden ise görevsizlik kararı vererek talep halinde görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan davacı-karşılık davalı-k.davacı 3.kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900,00 TL vekalet ücretinin davalı-k.davacı alacaklı ve borçlulardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacı-k.davalı 3.kişiye verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı 3.kişiye geri verilmesine 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.