YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7047
KARAR NO : 2012/9504
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
MAHKEMESİ : Ümraniye 2.İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde esas davanın davacı – birleşen davanın davalı alacaklısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Esas davanın Davacısı-birleşen davanın davalısı alacaklı vekili, Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü’nün 2007/3020 Takip sayılı dosyasından 17/6/2008 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı birleşen davanın davacısı 3. kişi şirket yetkilisinin istihkak iddiasında bulunduğunu istihkak iddiasının muvazaalı olduğunu aynı adreste 30/5/2007 tarihinde de borçlu huzurunda haciz yapıldığını, işyeri devrinin muvazaalı olduğunu belirterek davalı 3. kişinin istihkak iddiasının dosya üzerinden reddine aksi halde talebin istihkak davası olarak kabulüne birleşen dosyanın reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı-birleşen davanın davacısı 3. kişi vekili Ümraniye 2.İcra Müdürlüğü’nün 2007/3020 Takip sayılı dosyasından 17/6/2008 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkili şirkete ait olduğunu, haciz adresinin boş olarak kiralayıp tadilat sonrası kullanmaya başladıklarını işyeri devri olmadığını şirketler arasında fiili ve organik bağ bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulüyle haczin kaldırılmasını takibin tedbiren ertelenmesini %40 tazminatın davalı alacaklıdan tahsilini, esas davanın reddini istemiştir.
Borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; 17/6/2008 tarihli haczin yapıldığı adresin davalı borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği ve borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olduğu, bu adreste 30/5/2007 tarihinde haciz yapıldığından İİK 97/a maddesindeki yasal karinenin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karine aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerektiği, 3. kişi şirketin daha önce haciz yapılan adreste ve borcun doğum tarihinden sonra faaliyete geçtiğinin açık olduğu, bu durumda 3. kişi ile borçlu şirket arasındaki ilişkinin ve BK’nın 179. maddesi gereğince işyerini devir alan 3. kişinin devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği düşünülür ise de ticaret sicil kayıtlarında davalı borçlu şirket ile 3. kişi şirketin ortaklarının ve yetkililerinin farklı olduğu, ortakları ve 3. kişi şirketin borcun doğumundan çok önce tescil edildiği, bu durumda borçlu şirket ile 3. kişi şirket arasında organik bağ bulunduğunu gösterir olgu bulunmadığı, dosyaya konulan fotograflardan 3. kişi şirketin haciz mahallini borçlu şirketin terketmesinden sonra adresin boş olarak kiralanıp tadilatının yapıldığının tespit edildiği tanık beyanlarından işyeri devri niteliğinde olduğuna dair bir beyanın bulunmadığı bu durumda davalı şirket borçlu şirket ile 3. kişi şirket arasında organik bağ tespit edilememesi, haciz adresinin davalı 3. kişi şirket tarafından boş olarak ve tadilat yapılmak suretiyle kiralanıp faaliyete geçirilmesi karşısında esas davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile dava konusu mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına, birleşen dava yönünden davalı alacaklının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm esas davanın davacısı-birleşen davanın davalısı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Esas dava alacaklı tarafından İİK.nun 99. madde gereğince 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına, birleşen dava ise 3.kişi tarafından İİK.nun 97.madde gereğince açılmış istihkak istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre esas davanın davacısı-birleşen davanın davalısı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Alacaklı tarafından açılan esas dava reddedildiğinden 14.00.TL maktu red harcı alınması gerekirken dava kabul edilmiş gibi nisbi harç alınması doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden esas dava yönünden hükmün harç yönünden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle esas davanın davacısı-birleşen davanın davalısı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle adı geçen vekilin temyiz itirazların kabulü ile hükmün 3.paragrafının tamamen çıkarılarak yerine “Esas dava yönünden harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına”ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden esas davanın davacısı- birleşen davanın davalısı alacaklıya geri verilmesine 18.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.