Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7101 E. 2012/9201 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7101
KARAR NO : 2012/9201
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların sürücüleri, işletenleri ve trafik sigortacısı oldukları araçların çarpışması sonucu gerçekleşen kazada, araçlardan birinde yolcu olarak bulunan müvekillerinin murisinin vefat ettiğini açıklayarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle davacı … için 10.000 TL, davacı … için 15.000 TL, diğer davacılar için 2.000’er TL olmak üzere toplam 29.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, davacı … ve … için ayrı ayrı 25.000’er TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 5.000’er TL olmak üzere toplam 60.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 20.07.2010 tarihli celsede manevi tazminat taleplerinden tüm Davalılar yönünden vazgeçtiklerini beyan etmiş, 18.10.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle de maddi tazminat taleplerini davacı … yönünden 33.963,35 TL’ye, davacı … yönünden 22.680,60 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalılar … ve … vekili, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsü …’ın kusurlu olduğunu, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, müteveffanın
hatır için taşındığını, bu nedenle hükmedilecek tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili, kazanın oluşumunda müvekkillerinden …’ın kusursuz olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin kazaya karışan her iki aracın da trafik sigortacısı olduğunu, müvekkilinin sigortalı araç sürücülerinin kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, olayda hatır taşıması bulunup bulunmadığınını araştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı … için 22.680 TL, davacı … için 33.963,35 TL maddi tazminatın (dava dilekçesiyle talep edilen kısım dava tarihinden, ıslahla artırılan kısım ıslah tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar … ve … yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki (3) ve (4) numaralı bendlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … vekili yargılama aşamasında, desteğin hatır için taşındığını savunmuştur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.’nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim, tazminattan
mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. O halde mahkemece, bu savunma üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması, BK.’nun 43. maddesi hükmünce tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekir.
Dosyada mevcut Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/6 Esas sayılı dosyasının incelenmesine göre, davalı … ile ölen desteğin arkadaş oldukları, kaza günü de birlikte yapacakları maç öncesinde davalı …’le birlikte gezintiye çıktıkları esnada kazanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, desteğin olay günü davalı … tarafından hatır için taşındığı açıkça anlaşıldığından, mahkeme tarafından BK 43. maddesi gereğince tazminattan takdir edilecek oranda indirim yapılması gerekirken, olayda hatır taşımasının olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş olması, doğru görülmemiştir.
3-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili dava dilekçesiyle, hükmedilecek tazminata dava tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesini talep etmiş mahkemece, dava dilekçesiyle talep edilen kısma dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile artırılan kısma ise, ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Sürücü ve işleten yönünden, eldeki davaya konu olan eylem haksız fiil niteliğinde olup, anılan davalılar haksız fiilin vuku bulduğu tarih itibariyle tüm alacak yönünden temerrüde düşerler. Davalı … ise, somut olaydaki gibi dava öncesinde kendilerine yapılmış bir başvurunun olmaması halinde, dava tarihi itibariyle, tüm tazminat yönünden temerrüde düşmüş olur.
Bu itibarla, mahkemenin tüm tazminat yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmetmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmedilen tazminatın ıslahla artırılan kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar vermiş olması doğru görülmemiştir.
4-Kazaya neden olan araçların her ikisi de ticari niteliktedir. Davacılar vekilince de alacağa ticari faiz yürütülmesi talep edilmiştir. Hal böyle iken, mahkemece hükmedilen tazminatlara ticari değil de yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş olması, doğru görülmemiş bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulüne, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalı … Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 12.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.