Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7177 E. 2012/11067 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7177
KARAR NO : 2012/11067
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kollektif şirketin tek ortağa düşmesi nedeni ile tasfiyesi istemine ilişkin davada Ankara 10.Sulh Hukuk ve Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, iki ortağı olan bir kolektif şirketin ortaklardan birinin ölümü nedeni ile tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK.nun 382, 383. maddeleri gereğince çekişmesiz yargı işlerinde Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir.
Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, dava konusu uyuşmazlığın ticari bir şirketin feshi ile ilgili olması nedeni ile ticari dava olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirterek görevsizlik kararı vermiştir.
Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde, bu Kanun’dan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanun’un 5.maddesinin 2.fıkrasında ise, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 382.nci maddesinde, “çekişmesiz yargı işleri” düzenlenmiş, aynı maddenin 2.fıkrasının (e) bendinde, “Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri” başlığı altında 3. madde olarak “kolektif şirketin tasfiyesinde tasfiye memuru atanması” na ilişkin taleplerin çekişmesiz yargı işi olduğu belirtilmiş, aynı Yasa’nın 383.maddesinde de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir.
../…

-2-
2012/7177
2012/11067

Yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre, çekişmesiz yargıda “dava” deyiminin yeri olmayıp “iş” deyimi vardır. Dava, iki taraf sistemine göre kurulmuş ise de çekişmesiz yargıda birbiriyle çekişme halinde olan iki taraf olmadığından çekişmesiz yargı işleri için “dava” teriminin kullanılması doğru değildir. Yine çekişmesiz yargıda “taraf” değil, “ilgililer” kavramı vardır. Çekişmesiz yargıda dava söz konusu olmadığı için davacı ve davalı terimlerinin de yeri yoktur.
HMK.nun 383.maddesine göre çekişmesiz yargıda sulh hukuk mahkemesinin görevi asıl olup asliye hukuk mahkemesinin görevi istisna olduğundan yalnız “mahkeme” veya “hakim” terimlerinin kullanıldığı bütün çekişmesiz yargı işleri için sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. (Prof Dr. B.Kuru/Prof Dr. A.C.Budak İstanbul Barosu Dergisi, Cilt:85, Sayı:5, Yıl: 2011,sh:33-36)
Somut olayda uyuşmazlık, 6100 sayılı HMK.nun yürürlüğe girmesinden sonra 17.01.2012’de mahkeme önüne getirilmiştir.
6100 sayılı HMK.nın geçici 1.maddesinin 1 bendine göre bu Kanun’un yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalara uygulanmaz.
Bu durumda, kolektif şirketin tasfiyesi ve tasfiye memuru atanması istemine dayanan uyuşmazlık, 6100 sayılı HMK.nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.