YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7193
KARAR NO : 2012/7931
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Şişli 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/25063 İcra Müdürlüğü’nün sayılı Takip dosyasında yapılan 02.10.2009 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, iş yerindeki demirbaşların takip tarihinden önce yapılan 27.04.2009 tarihli satış protokolü ile borçludan devralındığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, borçlu şirket ortakları ve üçüncü kişi arasında akrabalık bağı bulunduğunu, üçüncü kişi ve borçlu arasında muvazaalı iş yeri devri yapıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin takip borçlusu şirketin ticaret sicil kaydında yer alan, son ticari merkezinden bir önceki faaliyet adresinde yapıldığı, burasının borçlu adına basılı faturalarda da geçtiği, üçüncü kişinin sunduğu vergi levhasının takip tarihinden sonra düzenlendiği, 24.04.2009 tarihli protokol ile iş yerinin borçlu tarafından davacıya devredildiği, mahcuzların ise fatura ile satıldığı, iki şirket arasında ortakları ve çalışanları itibarı ile organik bağ bulunduğu“ gerekçesi ile davanın reddine ve alacaklı yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyigz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nun 97/13. maddesinde aranan tüm koşulların bir arada bulunması gerekir. Buna göre istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığında takibin talikine de karar verilmiş olmalıdır. Esasen burada düzenlenen tazminat niteliği itibarı ile de gecikme tazminatı olarak değerlendirilmelidir.
Somut olayda üçüncü kişinin açtığı dava reddedilmiştir. Ancak takip ertelenmediğinden mahcuzlar üzerindeki haciz de devam etmektedir. Alacaklı her zaman bunların satışını isteyip alacağına kavuşma olanağına sahiptir. Mahkemece teminat karşılığında yediemin değişikliği yönünde verilen tedbir kararı takibin ve satışın durması sonucunu doğurmaya elverişli değildir.
Tazminata ilişkin yasal koşulların oluşmadığı dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2.bendindeki “Hacizli menkuller açısından takip durduğundan davacının hacizli menkullerin değeri olan 1.800,00.-TL üzerinden %40 tazminata mahkum edilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “İİK’nun 97/13. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına“ ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 25.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.