Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7283 E. 2013/7364 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7283
KARAR NO : 2013/7364
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ : Bergama Asliye 1. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalı … vekilince istenilmiş, davacı vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.5.2013 Salı günü davacı İNG Bank A.Ş vekili Av. … geldi. Davalılardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı Banka vekili, davalı borçlular …,… aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını ileri sürerek borçluların, dava konusu taşınmazlarını davalılar …,… ve …’a satışına bu davalılardan … ’ın taşınmazı …’e, onun da …’a satışı ile davalı …’ın da davalı …’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davalı borçlular vekili, davalı … vekili ile davalı … davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı …’in borçluların vekili olduğu ancak kredi çekmek sureti ile taşınmazı satın aldığından bedel farkının oluşmadığı ve iptali gerektirecek bir neden bulunmadığı; davalı …’a yapılan satışta özellikle tanık beyanlarına göre taşınmaz için rayicin üzerinde bir bedel ödendiği ve kardeşinin ilçe emniyet müdürü olsa da borçluların durumunu bilebilecek durumda olamayacağı gerekçesi ile bu davalılara yapılan satışlar için davanın reddine, davalılardan …’ın, dünürleri olmasından dolayı borçluların mal kaçırma kastı ile ekonomik durumunu bilebilecek durumda olduğu ve bu taşınmazda 4. ve 5. kişi durumundaki davalı … ile …’ın da taşınmaz üzerindeki tedbiri bilerek taşınmazı satın almalarından dolayı iyiniyetli kabul edilemeyecekleri gerekçesi ile bu davalılar açısından davanın kabulüne son olarak da davalı … ’a yapılan satışın yakın akrabalar arasında gerçekleştiği için iptaline ancak bu taşınmazın iyiniyetli 4. kişi …’a satılmış olması nazara alınarak davalı …’ın bedelle sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı borçlu … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Borçlu … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı …’ın, borçlu …’in dünürü olmasına İİK’nın 278/III-1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine buna ilaveten davalı …’ın, dünürü olan borçlu …’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/I-II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince,
a) Davalı … tarafından davalı …’a satılıp onun da davalı …’a sattığı taşınmaz açısından son malik olan … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma
bu davalı açısından yeterli değildir. Davalı borçlu ile bu davalı arasında akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını bildiği ya da bilebilecek durumda olduğuna ilişkin olarak bir araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Zira borçlu hakkındaki haciz sırasında ele geçirildiği belirtilen defterde davalı … hakkında da kayıt olduğu ve tasarruf sonrasında dahi ödeme yapıldığı yazılıdır. Bu nedenle borçlu ile bu davalı arasında az yukarıda belirtilen şekilde bir ilişkinin olup olmadığı incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile bu davalı hakkındaki davanın reddi doğru değildir.
b) Davalı …’a yapılan satışta ise adı geçen davalının savunmasında belirttiği ödemelere ilişkin belgeleri istenmemiş, bedele ilavesi gereken bir ödeme olup olmadığı ve yapılan ödemelerin resmi kayıtlardan belirlenip belirlenemeyeceği hususu irdelenmemiştir. Adı geçen davalının yaptığı ödemeleri, banka hareketlerini ya da resmi belgelerini toplamadan ayrıca bedel farkı araştırmasından sonra ilçenin nüfusu ve yapısı nazara alındığında ve satışı borçlu … adına davalı …’ın emniyet amiri olan kardeşinin nasıl gerçekleştirdiği üzerinde durulmadan yazılı şekilde davalı … hakkındaki davanın reddi doğru değildir.
c) Davalı …’e yapılan satışta ise davalı borçlular ile vekilleri arasında bir tasarruf olduğu hususu tartışmasızdır. Davalı borçlular vekili olarak hareket eden avukatın, borçluların alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğu (İİK. m. 280/I) hayatın olağan akışına uygun olduğundan bu tasarruf hakkındaki davanın kabulüne karar verilmek gerekirken yazılı ve yanılgılı gerekçe ile davanın reddi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlu … vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davalı …’den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.891,53 TL kalan harcın
temyiz eden davalı borçlu …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.05.2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.