YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7298
KARAR NO : 2012/8165
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait dorsenin davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın park halinde iken çalındığını araç bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini belirterek 18.000 TL. tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, araç sürücüsünün ifadelerinin çelişkili olduğunu, rizikonun kasko sigortası teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; araç sürücüsünün dorseyi güvenli olmayan yere park ederek bıraktığı işlerini bitirdikten sonra dorsenin bulunduğu yere gelme imkanı varken gelmediği,dorsenin çalınmasına neden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A.1. maddesine göre Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması,
çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
TTK.nun mal sigortasına ilişkin 1278. maddesine göre, mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür. Fakat hiçbir halde sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kasdından doğan hasarları tazmine mecbur olmaz. Diğer taraftan TTK. 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
Dava konusu olayda sürücü çekicide meydana gelen arızanın onarımı nedeniyle davalı şirkete kasko sigortalı dorseyi otopark niteliği taşımayan alana park ederek bırakmış birgün sonra park edilen yere geldiğinde dorsenin park edilen alanda bulunmaması nedeniyle çalındığı belirtilerek yetkili mercilere müracaatta bulunulmuştur. Mahkemece aracın güvenli yere park edilmemesi nedeniyle sürücünün kusurlu olduğu, çekicinin onarımı bittikten sonra olay yerine gelme imkanı varken gelmediğinden sürücünün dorsenin çalınmasına neden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de davalı … şirketi TTK.nun 1278. maddesine göre, sigortacı sigortalının fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerden sayılan sürücünün kusurundan doğan zararların tazminiyle yükümlü olup, sürücünün dorsenin çalınmasında kastı olduğu veya Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde belirtilen teminat dışı hallerin varlığı da iddia ve ispat edilmemiştir. Bu hale göre mahkemece davacıya ait dorsenin çalınması nedeniyle meydana gelen gerçek zararın tespiti ile sonucuna göre davalı … şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.