YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7362
KARAR NO : 2012/14619
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … sig. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası sonucunda müvekkiline ait araçta hasara neden olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL. tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.11.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 2.235,00 TL.na yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili, poliçenin kazadan önce iptal edildiğini ve davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 2.235,00 TL.nın davalılar … Ltd.Şti. ve …’den kaza tarihinden, davalı sigortadan ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91–101.maddelerinde zorunlu mali mesuliyet sigortası düzenlenmiştir. Bu sigortanın amacı trafik kazaları nedeniyle 3.kişilerin uğrayacakları zararların kolayca temin edilmesini
sağlamaktır. Bu sigorta işleteni değil, aracı takip etmektedir. Zorunlu mali mesuliyet sigortası işletenin Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapılmaktadır. Yine Karayolları Trafik Kanunu’nun 95/2.maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesinin sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Yine, olay tarihini kapsayan zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinin varlığı halinde, sigortacı poliçenin iptal edildiğini, geçersiz olduğunu, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını 3. kişilere karşı ileri süremez.
İlkeler yukarıda açıklanan şekilde olmakla birlikte, somut olayda; davalıya trafik sigortalı … plakalı araçla ilgili olarak 06.9.2008 tarihinde bir yıl süreli … poliçesi düzenlendiği, poliçede 562,61 TL. prim tahakkuk ettirildiği, buna göre dava konusu kazanın poliçe yürürlük süresi içinde 02.3.2009 tarihinde meydana geldiği görülmekte ise de, davalının dosyaya sunduğu 18.11.2008 tarihli poliçe kısmi iptal belgesine göre, poliçenin sigorta ettirenin talebine istinaden (kaza tarihinden önce) iptal edildiği, sigortalının bu poliçeden doğan borcu tahsil edildiği takdirde belgede yazılı primin (450,08 TL.) iadesi gerektiğinin şerh edildiği anlaşılmaktadır. Davalı … ettiren … İnş.ve Tic.Ltd.Şti.nin dosyada mevcut 27.7.2011 tarihli yazısında da aynı şekilde poliçenin iptal edildiği, ondan sonra aracın başka bir şirkete sigorta ettirilmediği belirtilmiştir.
O halde, mahkemece davalı tarafın bu savunması üzerinde durularak, sigorta ettiren davalının iptal talebine ilişkin belgelerin (imzalı talep yazısı, sigortaca yapılan işlemler, ibra, ihtarname, tebligat vs.) getirtildikten sonra, iptal tarihine kadar sigortalının prim ödeme vd. yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, iptal işlemi üzerine sigorta ettirene prim iadesi yapılıp yapılmadığının gerekirse davalı sigortanın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak belirlenmesi, buna göre, kaza tarihi itibarı ile davalılar arasında geçerli bir trafik sigortası poliçesinin bulunup bulunmadığının, dolayısıyla davalı sigortacının da diğer davalılar ile birlikte dava konusu
hasardan sorumlu olup olmadığının tartışılıp irdelenmesi, ondan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.