YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/758
KARAR NO : 2012/12143
KARAR TARİHİ : 06.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 6.11.2012 Salı günü davacı ve davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve sakat kaldığını, kazanın oluşumunda davalının sigortalısı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Sigorta AŞ. vekili; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, dava açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını, müvekkilinden dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini öne sürerek, davanın reddini savundu.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ile ıslah doğrultusunda; Davanın kısmen kabulü ile, 104.647,53 TL maddi tazminatın; 8.000,00 TL’sinin dava, ıslahla arttırılan bakiye miktarın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle ZMS. sigortacısına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.
Her ne kadar, yerel mahkemece, davalı vekiline 15.11.2011 tarihli duruşmada tebliğ edilen bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak üzere 3 günlük süre verilerek, HMK.’nun 90. ve 281. maddelerine muhalefet edildiği sabit ise de, davalı vekili bu 3 günlük süre içerisinde bilirkişi raporuna itiraz dilekçesini Mahkemeye ibraz ettiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 4.662,06 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına 6.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.