YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7636
KARAR NO : 2012/13200
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu…’ın üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı …’a, …’ın da …’e sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …,… ve … vekilleri, tasarrufun borcun doğumu tarihinden önce gerçekleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, borçlu … ile davalı …’ın kardeş oldukları, …’in ise …’ın eşinin kardeşi olduğu, bu derece yakın akrabalar arasında yapılan tasarruf
işlemlerinin bağışlama hükmünde olup, iptale tabi olduğu, ayrıca taşınmazların tapuda gösterilen değerleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fiyat farkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2008/2 esas sayılı dava dosyasında davacı olarak yer alan … yargılamanın bitiminden sonra 26.07.2011 havale tarihli dilekçesinde; davalılardan alacağının bulunmadığını, adına açılan davadan bilgisi olmadığını, davadan feragat ettiğini ve feragat nedeni ile davanın reddini talep ettiğini belirtmiştir. Bu durumda dilekçesinin içeriğinin değerlendirilmesi ve iradesinin belirlenerek sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2-İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
İptal davasının koşullarından biri alacaklının elinde kesin (İİK.143) veya geçici (İİK.105/II) aciz belgesinin bulunması gerektiğidir. Kesin veya geçici aciz vesikasının bulunması, iptal davası için ön koşul ise de bunun davanın açılmasından önce alınması zorunlu değildir. Davanın açılmasından sonra alınabileceği gibi, temyiz aşamasında ve hatta bozmadan sonra karar düzeltme aşamasında bile alınıp ibraz edilmesi yeterlidir. Ayrıca borçlunun hacze kabil malının bulunmaması halinde durumu tespit eden haciz zaptı, geçici aciz belgesi niteliğinde kabul edilebilir.
Öncelikle 2008/2 E. sayılı asıl dava ile birleştirilen 2008/3 E. Ve 2008/24 E. sayılı davaların, davacı alacaklıları farklı olup, her biri davalı borçluya karşı ayrı ayrı takip yapmış oldukları, bu bakımdan davacılar arasında mecburi ya da ihtiyari dava arkadaşlığının bulunmadığı göz önüne alınarak ve tahkikatın daha iyi şekilde yürütülmesi için davaların birlikte görülmesi yerinde olmamıştır.
Diğer yandan her alacaklının yapmış olduğu takip bakımından aciz halinin oluşup oluşmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiği de dikkate alındığında, somut
olayda birleştirilen davalarda davacı alacaklıların alacağını temin için yapmış oldukları 2007/908 ve 2007/923 sayılı takip dosyalarında davalı borçlunun yerleşim yerinde haciz işleminin yapılmamış olması, davacı tarafından dosyaya aciz belgesinin ibraz edilmemesi ve icra dosyasındaki haciz işlemlerinin de geçici aciz belgesi yerine geçecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle iken mahkemece birleştirilen davalar ayrı ayrı görülerek aciz haline ilişkin olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında araştırma ve varsa davacının delillerinin toplanılarak değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1 ve 2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı … ‘in sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.