Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7688 E. 2012/10195 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7688
KARAR NO : 2012/10195
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi vekili, … 17.İcra Müdürlüğünün 2011/3797 sayılı takip dosyasından 29.4.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili haczin borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı olan adresinde yapıldığını, borçlunun dava dışı … Grup Teks. Ay. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin ortağı olup diğer ortağında davacı 3. kişinin kardeşi olduğunu, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece haczin adresinde yapılmadığı, borçlunun ticaret sicili adresi ile haciz adresi aynı olsa da hacizde borçluya ait evrak ele geçirilemediği, haczin İİK.nun 99.maddesine göre yapılması ve davanın alacaklı tarafından açılması gerekirken 3. kişinin dava açmasının ispat yükünü değiştirmeyeceği, davalının muvazaalı devri ispat edemediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96. vd maddelerinde öngörülen istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, 29.4.2011 tarihinde ” … Mah. … … Cad. No: 5 …/…” adresinde yapılmıştır. Bu adres davacı 3. kişinin faaliyet adresi olarak gözükmekte ise de aynı zamanda borçlunun ticaret
sicilinde kayıtlı olan resmi adresidir. Borçlu bu adresteki faaliyetine 23.10.2009 tarihinde başlamış olup kayıtlara göre de halen faaldir. Davacı 3. kişi ise aynı adreste borcun doğum tarihinden hemen önce 18.1.2011 tarihinde faaliyete başlamıştır. Kaldıki uygulamada çeklerin vadeli düzenlediklerine sıklıkla rastlanılmaktadır. Bu durumda davacı ve borçlu haciz adresinde birlikte faaliyet gösterdiklerinden ve malları birlikte elde bulundurduklarından İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı dilellerle ispat edilmesi gerekir. Davacı 3. kişi, borçlunun ortağı olan…’ın kardeşidir. Davacının dayandığı adi nitelikli kira sözleşmesi ve vergi kaydı tek başına karine aksini ispata yeterli değildir. Kaldı ki kira sözleşmesinde davacının ikamet adresi olarak bildirdiği ” … Mah. 1498 sok. No: 6/6 …/…” adresinin borçluya ödeme emri tebliğ edilen takip talebinde borçlu adresi olarak gösterilen adres olduğu açıktır. Davacı haczedilen mahcuzlarla ilgili herhangi bir fatura da sunmamıştır. Bu durumda, mülkiyet karinesi aksinin davacı tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edildiğinden söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 27.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.