Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7749 E. 2012/10935 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7749
KARAR NO : 2012/10935
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracın sürücü belgesiz kullanılması sırasında meydana gelen kaza sonucunda hasar gören araç için ödeme yapıldığını ileri sürerek 3.383,00 TL’nin davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 3.347,69 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik Sigortası Genel Şartları B.4-c maddesi uyarınca ödemede bulunan sigortacı, aracın gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda meydana gelen zararları sigorta ettirenden rücuan tahsilini isteyebilir. Somut uyuşmazlıkta aracın sürücü belgesiz kişi tarafından kullanıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık ödeme yapan sigorta şirketinin ödediği tazminatı kimden talep edebileceği noktasındadır.
Dava konusu trafik sigortası 26.07.2008-26.07.2009 tarihlerini kapsamakta olup, kaza 11.03.2009 tarihinde sigorta poliçesi döneminde meydana gelmiştir. Davalı aracını

../…

-2-
2012/7749
2012/10935

poliçe döneminden önce 08.07.2008 tarihinde noter satış sözleşmesi ile sattığını savunmaktadır. Dosya kapsamında yer alan satış sözleşmesinden aracın iddia edildiği gibi sigorta sözleşmesi düzenlenmeden önce dava dışı kişiye satıldığı anlaşılmaktadır.
TTK’nın 1263. ve 1269 .maddelerinde, rizikonun meydana gelmesi sonucunda para ile ölçülebilir bir menfaati tehlikeye düşecek kişi menfaatini sigorta ettirebilir. O halde sigorta ettirenin somut uyuşmazlık yönünden araç sahibi olması zorunlu değildir. Aracın sigorta ettirilmesinde para ile ölçülebilir menfaati olan bir başkası da rizikonun sigorta edilmesini isteyebilir. Ancak sigorta poliçesinde davalının imzası bulunmadığı gibi davalının isteği ile poliçenin düzenlendiğine ilişkin bir kanıt da yoktur. Davacı …, dava konusu poliçenin davalının isteği ile düzenlendiğini kanıtlaması halinde sigorta ettiren sıfatı ile davalıdan rücuan tazminat talep edebilir. Mahkemece, davacının buna ilişkin delilleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.