YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/780
KARAR NO : 2012/5222
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı … vekili davalılardan …’nin müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle hakkında icra takibi yaptıklarını, ancak borçlunun amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek için kendisine ait taşınmazı alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep ettiği dava dosyası ile davacı …’ın davalılardan …’den satın aldığı taşınmaza hazine tarafından konulan haciz şerhinin terkini isteğiyle açtığı dava dosyaları birleştirildikten sonra mahkemece davacı hazinenin davasının kanıtlanamaması nedeniyle reddine, diğer davacının davasının ise talebinin idari işleme tahakkuk ettiğinden dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı davalılar … ile … tarafından temyiz edilmiş olup davacı …’ın temyiz itirazlarının reddi, davacı … Bakanlığının temyiz itirazları yönünden ise özetle; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, İptal davasından maksadın 6183 sayılı yasanın 27, 28, 29 ve 30. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruflarının butlanına hükmettirmek olduğu, Özellikle 28.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarakpek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi,. aynı maddede sayılan akrabalık derecesi ile 29. maddedeki koşulların oluşup oluşmadığının araştırılması, keza aynı yasanın 30.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun amme alacağının bir kısmını veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak amacıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastının irdelenmesi gerektiği gerekçesiyle dairemizce bozulmuş olup mahkemece önceki kararda ısrar edilerek davanın reddine karar verilmiş, davacı … vekilinin temyiz üzerine dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş, ancak verilen kararın direnme niteliğinde olmadığı gerekçesiyle Hukuk Genel Kurulunca dosyanın dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Dairenin önceki bozma kararında iptal şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde mahkemenin yeterli araştırma yapmadığı vurgulanmış, mahkemece davalıların iyi niyetli olduğu ayrıca davacı tarafın keşif talebinde bulunmadığından ivazlar arasında fahiş fark olup olmadığının irdelenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Ancak davacı vekili dava dilekçesinde taşınmazın tapuda gösterilen satış bedelinin gerçek değerinden çok aşağı olduğunu öne sürerek bu iddiasına dayanak olarak da Gaziantep…r Meslek Odasıdan aldığı 30.04.2008 tarihli yazı örneği ile maliye görevlileri tarafından yerinde yapılan tesbit tutanağını ibraz etmiştir. Bu durumda dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi için yerinde keşif yapılması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK.nın 288. (1086 sayılı HUMK.nun 363) maddesi uyarınca hakim uyuşmazlık konusu hakkında bilgi edinmek amacı ile gerek tarafların isteği gerekse resen keşif kararı verilebilir. Bu durumda mahkemece tasarrufa konu taşınmazın satışında ivazlar arasında fahiş fark olup olmadığının tesbiti için mahallinde uzman kişiler vasıtası a ilişkin olarak gerekli giderlerin karşılanması için davacı tarafa uygun bir süre verilmesi ondan sonra toplanan ve toplanacak olan delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl oalcak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı-k.davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.