YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7824
KARAR NO : 2012/8362
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
MAHKEMESİ :Elazığ 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiş, bu kez de ek kararın davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, davalı aracın trafik sigortacısına karşı maddi hasarın tazmini için Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/262 esas sayılı dosyası ile açtıkları davada müvekkiline ait araçtaki hasarın 14.500 TL olarak belirlendiğini, davanın kabulüne, davalı … şirketinin limit ile sınırlı olmak üzere 10.000 TL tazminat bedelinden sorumluluğuna hükmedildiğini, bu itibarla 190 TL tespit masrafı ile birlikte müvekkilinin bakiye 4.690 TL zararının bulunduğunu bildirerek bu bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, aynı kazaya ilişkin olarak davalı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacı olan şirketinde sorumlu olduğunu belirterek 4.690 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 4.690 TL tazminatın davalılar … ve … yönünden haksız fiil tarihinden itibaren davalı … yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiş, mahkemenin temyiz isteminin süre yönünden reddine dair ek kararı da davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece 25.03.2011 tarihli ek karar ile davalı …’ın temyiz isteminin süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de bu karar usul ve yasaya uygun değildir.
Şöyle ki, gerekçeli karar, temyiz eden davalı …’a 03/03/2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı … temyiz dilekçesini 08/03/2011 tarihinde Elazığ 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Muş Sulh Hukuk Mahkemesi’ne sunmuş ancak temyiz dilekçesi sehven Muş Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2011/22 sayılı taşra temyiz defteri sırasına kaydedilmiş, temyiz harcı yatırılmadan Elazığ 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiştir. Elazığ 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce temyiz harç ve giderleri yatırılmadığından davalının temyiz talebinin süre yönünden reddine dair 25/03/2011 tarihli ek karar verilmiştir. Ek karar, davalıya 30/03/2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı 31.03.2011 tarihinde temyiz harcını ve posta masraflarını yatırmış ve kararı yeniden temyiz etmiştir. O halde mahkemece, davalının temyiz dilekçesini süresinde sunmuş, temyiz dilekçesinin temyiz defterine süresinde kaydedilmiş olması karaşısında temyiz yasal süre içerisinde yapılmıştır. Bu halde mahkemece mümeyyiz davalıya temyiz harç ve masraflarını yatırması için HUMK.nun 434 maddesi gereğince süre verilmesi gerekirken davalıya bu hak tanınmadan temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, temyiz harç ve masraflarının ek kararın tebliğinden sonra davalı tarafından süresinde karşılanmış olması gözetildiğinde temyiz isteminin reddine ilişkin 25.3.2011 günlü ek kararın ortadan kaldırılması gerekmiştir.
2-Esasına yönelik yapılan incelemede ise;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranlarının ve hasarın tespiti de
uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır. Somut olayda, mahkemece, kusur oranlarının belirlenmesi ve hasar bedelinin tespiti hususlarında bilirkişi raporu alınmamış, aynı kazaya ilişkin davacı … ile davalıya ait aracın trafik sigortacısı Koç … Sigorta A.Ş. arasında görülen tazminat dosyasında alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Oysa, davalının tarafı olmadığı dosyada alınan bilirkişi raporu davalı yönünden bağlayıcı değildir. Kaldı ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı …’nin kusursuz olduğu kabul edilirken, aynı kazaya ilişkin görülen Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/65 Esas 2010/162 Karar sayılı dosyasında alınan ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda davacı …’nin tali kusurlu olduğu bildirilmiş ve davacının taksirle yaralama eyleminden mahkumiyetine karar verilmiştir. O halde mahkemece, taraf delilleri toplanıp kusur oranlarının belirlenmesi ve hasar bedelinin tespiti hususunda konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 28/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…