YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/788
KARAR NO : 2012/6323
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın trafik kazasında tamamen yanarak hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini, müvekkilinin uzun yıllardır Soma’da hafriyat ve nakliyat işleri yapmakta olup aynı şantiyede aynı işleri yapan diğer taşeronlarla beraber çalıştıklarını zaman zaman firmaların birbirlerinin araçlarını aynı şantiyede aynı işlerde belirli sürelerde kullandığını, bu olayda da müvekkiline ait aracın sürücüsü …’nın Eko İnşaat adına aynı yerde hafriyat ve nakliye yaparken kazanın meydana geldiğini belirterek şimdilik 40.000 TL’nın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 24.02.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 3775 TL daha artırarak toplam 43.775 TL’nın 31.08.2009 temerrüt(ihbar) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili müvekkiline hususi araç olarak kasko poliçesi tanzim ettirilen aracın kiralık olarak kullanıldığının anlaşıldığını davacı sigortalının Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.3 maddesine aykırı davrandığını aracın sürücüsünün müvekkiline verdiği yazılı beyanda, aracın çalıştığı EKO A.Ş’ne davacı tarafından kiralık olarak verildiğini ifade ettiğini bu durumda tazminatın tahakkuk
ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki oranlamaya göre ödenmesi gerektiğini ancak müvekkilinin kiralık araçlar için kasko sigorta poliçesi yapmadığını bu nedenle davacının tazminat talep edemeyeceğini, hasar miktarının fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 43.775 TL hasar bedelinin 31.08.2009 ihbar tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından sigorta şirketi aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. HUMK’nun 388 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl kurulacağı hangi hususları ihtiva edeceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 3.bendinde kararda iki tarafında iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin bulunması gerektiği bildirilmiştir.
Hükmün mutlaka gerekçesi olmalıdır. Gerekçesiz hüküm kurulamaz. TTK’nun 1281.maddesine göre hasarın teminat dışında olduğunun ispatı davalı … şirketine düşmektedir. Kasko sigortası genel şartlarında aracın sigortacının bilgisi dışında ticari (kiralık) olarak kullanılması teminat dışı bir hal olarak düzenlenmemiştir. Söz konusu C.2.2.maddesi sigorta primini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Sigortalı aracın sigortacının bilgisi dışında kiralık olarak kullanıldığının sigortacı tarafından ispat edilmesi halinde; tahakkuk ettirilen prim ile aracın kiralık olarak kullanılacağının bilinmesi durumunda ödenmesi gereken prim arasındaki oran belirlenerek bu orana göre hasardan bir anlamda proporsiyon indirimi yapılması gerekir.
Somut olayda davalı …, davacıya ait aracın olay tarihinde dava dışı Eko İnş. Tic. Ltd. Şti.’de şoför olarak çalışan …’ın yönetiminde iken trafik kazasının meydana geldiğini, bu sürücünün müvekkili şirkete verdiği 14.10.2009 tarihli dilekçede aracın davacı şirket tarafından kendisinin çalıştığı Eko A.Ş’ne kiralık olarak verildiğini ifade ettiğini, sürücünün mahkemede dinlenmediğini müvekkilinin kiralık araçlarla ilgili poliçe düzenlemediğini belirtmiştir. Davacı şirket vekili ise müvekkili ile aynı yerde aynı işi yapan diğer taşeron şirketlerin zaman zaman birbirlerinin araçlarını belirli sürelerle kullandıklarını ancak bunun günlük ve para karşılığı olmadığını, rent acar olarak değerlendirilemeyeceğini aracın kaza anındaki sürücüsünün dava dışı Eko İnş. ve Tic. Ltd. Şti.’de çalışan şoför olduğunu beyan etmiştir. Sürücünün dava dışı şirket çalışanı olduğu dosyaya getirilen SGK kayıtlarından da anlaşılmıştır. Davacı şirkete ait aracın olay tarihinde dava dışı Eko İnş. Tic. Ltd. Şti.’ne kiralanıp kiralanmadığının tespiti gerekmektedir. Mahkeme kararında aracın kiralık olarak kullanılıp kullanılmadığı hususu tartışılmadığı gibi hangi halin mahkeme kabulünde olduğu da gerekçelendirilmemiş, bu konu ihtilaflı değilmişçesine hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda mahkemece dava dışı sürücü …’ın usule uygun olarak dinlenilmesi, daha sonra konusunda uzman bilirkişi marifetiyle davacı şirket ile dava dışı Eko İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak taraflar arasında kazaya karışan araçla ilgili araç kiralama sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, aracın kira sözleşmesi gereği dava dışı şirkete teslim edilip edilmediği, araç üzerinde dava dışı şirketin fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanmasının bulunup bulunmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, varsa kiralama sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği hususlarında rapor alınması, kaskolu aracın dava dışı Eko İnş. Tic. Ltd. Şti’ne kiralandığının tespit edilmesi halinde sigortalı aracın kiralık araç olarak kullanılması durumunda alınması gereken prim miktarının merciileri nezdinde araştırılması ve daha sonra önceki bilirkişi kurulundan proporsiyon hesabı ve poli-
çeye göre yapılması gereken %15 muafiyet indirimi yönünden ek rapor alınarak davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile gerekçe gösterilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Ergo İsviçre A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.