YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7904
KARAR NO : 2013/14657
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bursa 12.İcra Müdürlüğünün 2010/9517 sayılı takip dosyasından, davacıya ait işyerindeki malların 17.12.2010 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı şirketin borcun doğumundan sonra borçlunun eski çalışanları adına kurulduğunu, mahalde borçluya ait etiketleri bulunan malların görüldüğünü ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, her ne kadar haciz adresinin borçlu şirketin ticaret sicil adresi olmamakla birlikte, davacı şirketin kurucu ortakları ve bu şirkette çalışanların borçlu şirketin çalışanı oldukları, borçlunun dava konusu takip dışında bir çok icra takibinin muhatabı olduğunu, borçlu tüzelkişiliğin içinin boşaltılarak ve borçlarını ödeyemeycek pozisyona getirilerek yeni kurulan davacı şirketi üzerinden borçlu şirketin faaliyetine devam ettiğnin anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İstihkak davaları Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.maddesi 4.fıkrası son cümlesi gereğince nisbi vekalet ücretine tabi davalardan olup takip konusu alacak miktarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilir. Hacizli mal yargılama sırasında satılmış ise bu kez değerlendirme satış bedeli üzerinden yapılır. Somut olayda dava konusu hacizli mallar yargılama sırasında 30.000,00TL bedel ile alacağa mahsuben alacaklıya satılmış ve bu değer alacak miktarından düşük olduğundan, Mahkemece davalı alacaklı yararına değeri daha düşük olan satış bedeli üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırdır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4.bendindeki tüm ibarelerin çıkartılarak yerine “Hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunun AAÜT uyarınca, takip konusu alacak miktarından daha düşük olan hacizli malın satış bedeli üzerinden 3.550,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı alacaklıya ödenmesine “ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 31.10.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.